Ol kişinin yoktur yeri iş bu cihan hayran ona
Demesin kim ben şâdiyem ya şadilik nerden ona

Şeddâd yaptı uçmağını girmeden aldı canını
Bir dem ona verdirmedi yed’iklimi tutan ona

Demesin kim müslümanım Çalab emrine fermânım
Tutmaz ise Hak sözünü fayda yoktur dinden ona

Eyitmesin çün gün doğar etim tenim üşütmeye
Çün vücüdun delik değil şûle ermez günden ona”

Br donunu giyübeni doğru yola gelmez ise
Çıkarsın ol’ donun yoksa noksan erer dondan ona

Ol kişi kim sağır-dürür söyleme Hak sözün ona
Gel, denirse zayi olur nasib yoktur sözden ona

Ol kişi kim yol eridir garib gönüller yaridir
Bir söz diyem tutar ise yeğdir şeker baldan ona

Yunus senin kulun-dürür belli bilesin sen onu
Ko söyleyenler söylesin ya ne bişer dilden ona

Yunus Emre

Şâdi (f) : Sevinç, gönül fe­rahlığı
Şûle (a) : Alev, ışık
Don : Elbise, kıyafet
Yed’ iklim : (yedi iklim):
Zayi (a) : Elden çıkan, kay­bolan
Nasib (a) : Pay, kısrnet
Bişmek : Pişmek

O kişinin yoktur yari, işbu cihan zindan ona,
Demesin ki ben şadiyim, ya şadilik nerden ona.

Şeddad yaptı uçmağını, girmeden aldı canını,
Bir dem aman verdirmedi, yedi iklim tutan ona.

Kim dese ki Müselmanım, Çalap emrine fermanım,
Tutmaz ise Hak sözünü, fayda yoktur dinden ona.

Demesin ki güneş doğar, etim tenim üşütmeye,
Çün vücudun delik değil, şule ermez günden ona.

Er donunu giyebilen doğru yola gelmez ise,
Çıkarsın o donun yoksa, noksan erer dondan ona.

O kişi ki sağır olur, söyleme Hak sözün ona,
Ger der isen zayi olur, nasip yoktur sözden ona.

O kişi ki yol eridir, garip gönüller yaridir,
Bir söz diyem tutar ise, yeğdir şeker baldan ona.

Yunus senin kulun olur, belli bilirsin sen onu,
Ko söyleyenler söylesin, ne yapışır dilden ona.

Yunus Emre