Sohbetler-77

0
32

-“Bu sabah, nefsin terbiye görüp zikir ve riyâzat darbeleri altında sinmesinden, fakat bir fırsat bulunca da derhal başını kaldırmasından bahsetmiş, misâl olarak da mektep talebelerini ele almıştınız:

-“Evet ama bu arada nefsin de kuvvet veya zâfiyet göz önünde bulundurmak lâzım gelir. Şüphe yok ki mektep çağına henüz yetişmiş gençlerin, zindelikle, kuvvet ve istekle şakalaşmaları, gülüp söylemeleri, bunlardan daha olgun çağa gelmiş olanların lâtîfeleri ve eğlenceleri ile bir değildir.

Daha yaşlı olanlar ise dermandan düşmüş, hareket ve cevvâlliklerini kaybetmiş olduklarından, kendilerinde hâlâ çocukluk ve gençlik istekleri mevcut olmakla berâber, bunu izhâr edecek kuvvet zindeliği bulamazlar.

Kezâ nefis de bir sohbet, mücâhede ve riyâzet ile böyle dermansız ve tâkatsiz kalmakla, kötülüğe karşı olan meyil ve arzusunu meydana koyamaz.

Ancak ruha ve rûhânî kuvvetlere tam bir teslimiyetle teslim olur da kendi de ruh kesilirse, işte o zaman adı nefislikten kurtulup ruh olur.”