Sönmeyen Aşk

0
240

“Sönmeyen aşk, dinmeyen heyecan Hazret-i Mevlânâ’’,6 Rebîülevvel 604’de yâni bugünkü takvime göre 30 Eylül 1207 târihinde doğmuştur.

Gönül Erleri’nden birinin ‘’O,insanlık âlemine Hakk’ın bir gülümsemesidir’’ diye ifâde ettiği Mevlânâ’nın doğduğu yer, Horasan’ın Belh şehridir. Bu yüzden ‘’Belhî’’ diye anıldığı gibi, oradan âilesiyle Anadolu’ya gelip yerleştiği ve yaşadığı için daha çok ‘’Rûmî’’ adıyla anılır.

Arapça ‘’Mevlânâ’’ ünvânı, O’nu yüceltmek amacıyla söylenmiştir ve anlamı ‘’Efendimiz’’ demektir.

Gerçekten de Hazret-i Mevlânâ Allah’ın insanlara bir lûtfu, bir tebessümüdür. Çünkü son derece ümitsiz denecek durumda bulunan Anadolu insanı, O’nun ortaya çıkışıyla kendisine bir ümit kapısı bulmuş; zor ve çâresiz hâldeki kitleler âdetâ îman tazelemişlerdir.

Bugün de Hazret-i Mevlânâ’ya o dönemdeki kadar ihtiyâcımız olduğu açık bir gerçektir.

Bir rubâisinde:

’’Beni yabancı sanmayınız, ben bu mahalledenim. Sizin mahallenizde evimi arıyorum.’’

Diyen O’nu okuyup anlamak ve geride bıraktığı paha biçilmez hazîneden nasiplenmek gerektiğine inanıyoruz.

Ayrıca,Kütahyalı olmanın bizlere yüklediği bir başka sorumluluk daha bulunuyor ki o da Hazret-i Mevlânâ’nın torunlarından Ergun Çelebi’nin bugün ‘’Dönenler Câmii’’ olarak isimlendirilen Mevlevîhâne’de yatıyor olmasıdır.Yâni Kendileri’nin ifâdesiyle O, gönüllerimizde dâimâ yaşarken öte yandan ’’bizim mahallemize zâhiren de gelip yerleşmiş’’tir. Bu mânevî ve târihî mîrâsa lâyık olmak niyâzıyla bütün hemşehrilerimizi saygıyla selâmlıyor;

(Gel, gel, ne olursan ol yine gel.

Kâfir, putperest, mecûsî olsan da yine gel.

Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…)

Dâvetini her nefes tekrarlayan ’’Aşk Sultânı Hazret-i Mevlânâ’’nın mânevî huzûrunda hürmetle eğiliyoruz.

CEVAP VER

Yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin