T.U.–Şu cümleler de, hürriyet ve kötü ahlâkla ilgili efendim:

‘’İnsan ile Yaradan’ı arasındaki perde, zemin ve âsuman değil, kendi varlığıdır. Binâenaleyh bu birliği hâsıl etmek, yâni Allah’a yaklaşmak için insanın varlığından, yâni hayvânî hisleri kayıtlarının esâretinden kurtulup hür olması lâzımdır ki, bu da ancak kötü ahlâktan kurtulup yerine iyisini getirmekle olur.

Kötü ahlâk nedir bilir misin? Yaradan’dan seni az çok alıkoyan her şey!’’(210.s.)

*

‘’İnsan, ancak hayvanların yapamayacağı şeyle iftihâr etmekte haklıdır. O da, bilgi ve aşktır. Bu varlığın evveli de aşk, sonu da aşktır. İnsan, nihâyette Yaradan’a kavuşacağını zannederken, gözü aşk nûru ile görmeye başlayınca, Allah’ın kendinde olduğunu görür ve bu görgü onda, kenârı ve nihâyeti olmayan bir zevk hâsıl eder. Esâsen zevk denen şeyin aslı aşktır; yâni hakîkî zevk aşktır.

İnsanı baştan çıkaran ve şaşırtan, maddeyi asıl zannedişi, mânâya verilecek kıymeti maddeye bahşetmesidir. Halbuki, sûretin ve mahsusâtın—varlığı beş duyu ile anlaşılan şeylerin– med ve cezrinde çalkalanan insan, işte bunu yapamıyor, bunu bilemiyor.’’(260–261.s.) (Sâmiha AYVERDİ’nin Fikir ve Gönül Dünyâsından Seçmeler)-İsmet BİNARK/Altay Kültür, San’at ve Eğitim Vakfı Yayınları:4 – ANKARA, Mart 2009.

‘’Evet, dün gelip geçti. Ey Türk, sen bugüne bak. Zîra, yarının bugünün içinde olduğunu unutmamalı. Böylece de hâlini âbâd etmeye bak. Hâl nasıl mâmur edilir, dersen evvelâ şeytânî ve nefsânî bağlarından çözül. Şahsî menfaatinin tuzağına düşmeden vatanın ve îmânın adına yaşayan bir merd-i merdân olmaya bak.’’

Ve son olarak vatan evlâtlarına birkaç tavsiye sunuyor annemiz:

Yapamayacağın şeyi vâ’d etme. Vâ’d ettiğini ise behemehâl yap. Kaba ve kırıcı olma.

Temkinli, sabırlı ve hazımlı ol. Yüzde yüz bilmediğin bir mes’ele hakkında kat’î konuşma.

Yorulsan, tâkatsiz, dermansız kalsan da kimseye bezginlik ve ekşi yüz gösterme, metîn ve dayanıklı ol.

Gerçek dostlar edin. Bulunca da bir daha onlardan kopma. Hatırlarını sor, yardımlarına koş, müşküllerini hâl etmeye çalış. Basit hatâlarından dolayı aslâ gücenip kırılma. Şunu bil ki başkalarının hatâlarını görenler de hatâdan sâlim değildirler. İnsanları kusursuz istemek de bir kusurdur. Onun için, etrâfındakileri eksiklerine ve fazlalıklarına rağmen hoş görmeğe çalış.

Hele, kararlarında hareket noktan, nefret ve düşmanlık gibi beşerî zaaflar olmasın. ‘‘Öfke gelir göz karartır, öfke gider yüz kızartır.’’ Onun için, kararlarında adâletten ayrılma; şahsî ve hissî meyillerini bir kenara at, tarafsız ve mâkûl ol, Hak ölçüsünü elde tut, fevrî hükümlerden kaçın.

Şirke düşmeyen, kul hakkı ve vicdan azâbı olmayan kimse, dünyanın bütün cilvelerine rağmen huzurlu ve mes’uddur vesselâm.(6.7.1975)

(Azîz evlâtlar! Şimdiye kadar her ne söyledimse, hep sizin iyiliğiniz için söyledim. İnşaallah, her iki âlemde de yüzünüzü ak edecek yoldan ayrılmaz, huzurlu ve düzenli insanlar kaafilesinden olur, etrafınıza da doğruluğunuzu sirâyet ettirirsiniz.)(1973)(SAMİHA AYVERDİ’NİN MEKTUPLARI, S. 230-231)

T.U.–Efendim programımıza son verirken, ‘’Hep mükemmeli işâretleyen Pusula’’ – ‘’Allah dostu’’ –‘’Vatan Anamıza’’,  hepimiz adına, izninizle şöyle seslenmek istiyorum:

–‘’Gözümüzdeki ve gönlümüzdeki gaflet perdelerini aralayan, bizleri ilâhî aşk ve vatan- millet yolunun feyzi ile aydınlatan Sâmiha Annemiz! Bize hakkını helâl eyle, bizleri ebedî dostluğundan, bizi himmetinden ve Allah yolunda hizmetten ayırma!’’

(*) 24 Mart 2019 târihinde, Eskişehir Anadolu Üniversitesi,Türk Dünyâsı Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi’nde KÜMAKSAD’ın düzenlediği ‘’Vatan Ana Sâmiha Ayverdi’yi Anma’’ Konseri programında gerçekleşen sohbetin özetidir.