“Târihimizi, yemek listesi gibi dizilmiş ve basılmış olarak; en nâzik ve körpe dimağları körletici, akıl törpüleyici bir nefret yükü olmaktan kurtarmalıyız.”

–Ahmet KABAKLI—

Anadolu insanının, Ahmet Yesevi ve Yunus Emre‘nin temsil ettiği ruh ve mana iklimine kavuşması yani Selçuklunun ve Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarındaki sahip olduğu ruha kavuşması gerekmektedir. Gençlerimize bu ruhtan beslenen bir mefkûrenin verilmesi lazım.

Bu mefkûrenin adı ise Alperenlik mefkûresidir. Alperenlik mefkûresinin üç zaman ve mekânda aranması gerektiğini söyleyerek, gençliğin kendi özüne dönüş adresini aşağıdaki zaman ve mekânları sıralayarak net olarak izah eder:

1- Sultan Alparslan’ın, Ahmet Yesevi ve talebeleriyle birlikte Selçuklu Devletini kurduğu zaman ve mekânda… 2- Sultan Osman ve Orhan Gazi’nin, Yunus Emre ve talebeleriyle birlikte İslami-milli devletin kurulduğu zaman ve mekânda…

3- Erzurum, Sivas ve Ankara’da toplanan Çanakkale gazilerinin, Batıcılığa, taklitçiliğe, vurgunculuğa ve yolsuzluğa savaş açarak “Asımın Nesli” halinde devlet kurmaya giriştikleri 1919 ile 1923 arasındaki zaman ve mekânda…

Ahmet KABAKLI (Şeyh-ül Muharrirîn)


“Gördüğüm şu ki, idrak ademiyetten kalkmıyor. O halde sisteminin bizi budalaştırdığı, düşünce kabiliyetimizi aldığı sonucuna varıyorum. Fikir adamı olarak, söylüyorum. Biz beylik düşünmeye, putlaştırmaya, yalan telkinlere kapılmaya bir mânâda hazır olmuşuz.” Ahmet KABAKLI.