Oğlum!

0
38

“…Oğlum,

Kullara acıma mertebesine geldin mi, Hakk’ın rahmetine erdiğin gündür.

Ehl-i irfân meclisine erdiğin zaman, kurtulmuş olduğunu bil!”

Ehl-i hikmet olanlara bir şey sorduğun zaman, onu tâm mânâsiyle öğreneceğine inan!

Oğlum, her şeyin bir anahtarı vardır; ilmin anahtarı ise, sormaktır. Hak yolcusu, ehl-i irfanla oturduğu ve onlardan bir şeyi öğrendiği kadar mârifete erer. Ve onların hâlini, dilini, lâtîfe ve îşâretlerini öğrendiği kadar, Hakk’a kavuşur; bu hâl ne kadar hoşdur.

Hak bilginlerinin şerefi ve derecesi çok büyüktür; onları, Hak’tan başkası anlayamaz, bilemez.

Çünkü onlar, Allah’ın sevgili kullarıdır.

Ve Allah’ın sırlarının bulunduğu hazînelerdir. Her kim, onlara rastlarsa hürmet ve tâzîm etsin. Onların hâtırlarını ve hâtıralarını, mûnis sorular sorarak, harekete getirsin. Çünkü, irfân sâhiplerinin hâtıra dalgaları bitmez; hikmetli işleri sonsuz olur.

Bir kul için, onların bilgisine koşmamak, kendi bilgisiyle yetinmek, cehâleti için yeter delîl sayılır. Onlara koşmak ve onların ilminden faydalanmak için, Cenâb-i Hakk şöyle buyuruyor: “Bilmediğiniz şeyler olursa ehl-i zikre sorun, öğrenin!”

Bu konuda Peygamberimiz de (A.S) şöyle buyurmaktadır: “HÜRMETE VE SAYGIYA LÂYIK OLANLARLA OTURUN; SORULARINIZI, OLGUN ÂLİMLERE SORUN!”

AHMED er-RİFÂÎ Hz.