“Hey Germiyan Türk’ü Hey”

0
18

Bir gün, Akşemseddin Hazretleri, pek çok sofî ile halvette idi ve murâkabe-müşahade ile meşguldü. Bir ara, Hazret’in, “Hey Germiyan Türk’ü, hey!” dediği ve sustuğu görüldü. Halvetten çıktıktan sonra, bunun sebebi ve hikmetini sordular. Akşemseddin Hazretleri şu cevâbı verdiler:

“Âlem-i sülûkda, merâtib-i anasırdan merâtib-i effâke urûc eyledim. (Yâni, âlem yolculuğunda dört unsurun mertebelerinden, beden kayıtlarından kurtulup felekler mertebesine çıktım. Dördüncü göğe çıktım, orada meleklere emrolunmuş; şu beyti okuyup semâ ediyorlardı:

“Kibriya’nın kârbânından haber vermez ukûl
Ermez andan can kulağına meğer bank-i ceres!”

Meleklere, “Neden bu beyti okursunuz? Diye sordumİ “Germiyan İli’nde Şeyhî derler, bir şair vardır, bu beyt onundur” cevâbını verdiler.

(Akıllar, Allah’a dâir haber vermez, veremezler. Aklın, Allah ilmine hiç aklı ermez. Tâ ki, Allah tarafından, can kulağına bir ses gelmedikçe!)


Kütahya’lı bir tabîb olan Şeyhî’nin tabâbetteki ismi Yusuf Sinan’dır. (Hekim Sinan)! 1422 yılında vefât etmiştir ve Şeyhî mahlâsını, Hacı Bayram Velî Hazretleri’ne derviş olduktan sonra, O’na olan mânevî yakınlığını ifâde etmek için takınmıştır.