Ana Sayfa Rıza Tekin UĞUREL Vakt-i Şerifler Hayr'ola Vakt-i Şerifler Hayr’ola-Haziran 2026

Vakt-i Şerifler Hayr’ola-Haziran 2026

57

1 HAZİRAN

(— Cenâb-ı Hak: “Bana duâ ediniz icâbet edeyim, kabul edeyim” ve Cenâb-ı Peygamber Efendimiz de: “Yâ Rabbî, senden af ve âfiyet dileriz” ve yine: “Senin ismin affedicidir, bizi affeyle” ve yine: ” Yâ Rabbî, senin affınla cezândan, rızânla gazabından, seninle senden istiâze ederim/ sana sığınırım/ ve yine: “Yâ Rabbî bize hayrı hayır olarak göster ki ona uyalım, şerri de şer olarak göster ki ondan kaçınalımdiye duâ ettikleri halde, kibâr-ı ehlullah duâdan içtinâb ediyorlar/kaçınıyorlar/

… geçen gün konuştuğumuz gibi, Kur’ân-ı Kerîm herkese hitap etmiştir. Orada bütün insanlara, havassa, ahassü’l-havassa, mümin ve kâfirlere de hitap vardır. Doğrudan doğruya peygambere de hitap vardır.

“Herkese aklının yettiği mertebeden söyle” hadîs-i şerîfinin verdiği düsturu ele alırsak, bir çocukla konuşmak ile, rüşde vâsıl olmuş/reşit hâle gelmiş/ bir kimse ile konuşmak bir olmadığını görürüz. Kezâ, zâhir ilimlere vâkıf bir münevver ile konuşmak başka, bilgiden yana sathî ve basit bilgisinin içinde kalmış kimse ile konuşmak yine başkadır.

Onun için kibâr-ı ehlullah dediğimiz kâmil kimseler, Allah’tan emir almadıkça duâda bulunmazlar. Onlar da duâ ederler, fakat emir ile duâ ederler. Kendiliğinden yok olduğu için, ettiği duâyı kabul eden de odur. Nitekim hadîs-i kudsîde buyrulduğu üzere: ” O kulum bana yaklaştığı vakitte ben onu severim. Ben onu sevdiğim vakitte gördüğü göz, işittiği kulak, tuttuğu el ben olurum” hikmetlerin sırrı ve hilkatin/yaratılışın/ rumuzu budur işte.

Bize gelince, biz duâda kusur etmemeliyiz. Biz muhtâcız. Biz, Acem bayrağındaki arslan gibiyiz. Onlar ise ormanlarda gezen hakîkî arslanlardır. Binâenaleyh onların işleriyle kendi işlerimizi kıyaslamak aslâ doğru değildir.)

–Hz. Ken’an Rifâî–

…………………………………………………………..