(28 Mayıs 2008, Büyük şâir, ilim adamı dostum Dilâver Cebeci’nin bu dünyâdan hakîkî vatana göçtüğü gündür. Kendisini rahmetle, hasretle yâd ederken âilesine sıhhat âfiyet ve ömür bereketi dilerim. Mânevî hâtırası önünde hürmet ve muhabbetle eğiliyor; sözü O’na bırakıyorum.)
*
İlteriş Kutluğ Kağan’ın buyruğuna ilk uyanlar biz değil miydik?
Kurt başlı tuğlar altında yüce dağlardan geçitleri seyrediyorduk. Kartalca hür olmanın tadını birlikte tadmadık mı? Çoğalıp acuna yayılmaya gök kılıçlar üzerine andımız var. Nisbetsiz cenkler içre gösterdiğimiz erlik ile kavuştuğumuz dirliğe hamdolsun.
Neydi o cuma sabahı? Üstümüzde beyaz dua bulutları dolaşıyor,Çağrı Beğ’in oğlu,bu dua bulutlarından örülü bir kaftana bürünüyordu. Alınlarımız yağız yere değdiğinde, Tanrı’dan gayrısına kulluk etmemenin sevincini sen de duymuyor muydun? Bin yıl önce secde ettiğimiz bu toprakta berâber ölelim.
Sen İstanbul gecelerini iyi bilirsin. İstanbul’da gece oldu mu,iyıldızlar,boğazın sularına düşer. Ay,güzelse,yıkanmış saçlarını taramışsa,gönlünde yedi kat bir mehterin bestesi varsa,öyle doğar. Değilse hiç görünmez.Biz bu ay’ın,bu yıldızların altında gümüş tekneli gemileri dağlardan çekmedik mi? O gece,omuzlarımızda açılan halat yaraları çoktan geçti. Ama o yaraların doyumsuz sızısını şimdi yüreklerimizde saklıyoruz.
Arada bir ağlamaya muhtaç mıyız ne? Bilir misin ki,biz yerin ve göğün paylaşamadığı kutlu kişileriz.Bizi,acunda, gökte Uçmak çağırır. Ey toprak,ey uçmak! Can istedin vermedik mi? Kan istedin vermedik mi ki,ellerimizi arkamızdan bağlayıp,gözlerinin feri sönmüş,şu insancıkların önünde boynumuzu ipe veriyorsun.
Biz erce ölmeyi herkesten iyi biliriz.(*)Hun Aşkı-Dilâver Cebeci,1973
Ve Hüvel Baki
“Aylardan Ağustos, günlerden Cuma”
Geldi “ircî” emri açıldı semâ,
Şâir veda etti iklim-i Rum’a,
Döğünsün destanlar, ağlasın şiir,
Allah Kadîm, Allah Bâkî, Allah bir.
Ağdı ta göklere niyazım, gitti!
Yıldırımlar düştü, Niyazi’m gitti!
Hâlim, istikbâlim ve mâzim gitti!
Âgah ol İstanbul, uyan ey şehir!
Allah Kadîm, Allah Bâkî, Allah bir.
Gitti, som altundan zaferler vardı
Yedi kat mehterli seferler vardı
Âdem ejderhası ne erler vardı
Ölüm sonsuzluğa akan bir nehir,
Allah Kadîm, Allah Bâkî, Allah bir.
Cennette şölen var, burada elem,
“Destanlar Burcu”nda sızlasın alem.
Ey mübarek kâğıt, yeminli kalem!
Fâtiha okuyun, getirin tekbir
Allah Kadîm, Allah Bâkî, Allah bir.
Mehterbaşı has dur, geçen Genç Osman!
Dilimin bahtını açan Genç Osman!
Fânilik mülkünden göçen Genç Osman,
Gel beni teskin et, gülbank çeken pîr!
Allah Kadîm, Allah Bâkî, Allah bir.
-Dilâver CEBECİ-
………………………………………………………





















