Efsâneleşen Kahraman Hacı Murat-1

0
46

Kafkas Türkleri, 1800-1810 yıllarında kuzeyden gelen Moskof istilâ sürülerine karşı amansız bir mücadeleye girişmişlerdi.

Çar’ın kudurmuş çakal sürülerine, delikleri dar getiren bu kartallardan birisi de, savaşlardaki cesâreti ve mertliğiyle tanınan Tavulal âilesinden Gitino Muhammed idi.

Kafdağı’nın meşhur soğuk gecelerinden biriydi. Gitino’nun karısı doğum sancıları çekiyor, yeni bir kartal yavrusu dünyaya getirmek için sabırsızlanıyordu.

Aynı gece, Hunzakh Köyü’nün mescidinde, Ruslar’a baskın yapacak gönüllüler arasında kur’a çekilecekti. Bu kur’ada bulunmamak, savaştan kaçmak ve vatan müdafaasından çekilmek sayıldığı için şerefsizlik demekti. Çünkü dağların töresi böyleydi.

Gitino da muhakkak orada olmalıydı. Karısı, kendisini yalnız bırakmamasını istediği halde, yine de mescide gelmişti.

Gecenin geç saatlerinde mescidin kapısı çalınmış, kapıda Gitino’nun hasta ve hâmile karısı görünmüştü. Kocasını çağırıyordu. Yardıma muhtaç, bitkin ve perişandı. Gitino dışarı çıktı, karısını köyün arka sokaklarına kadar sürükledi. Onunla vedalaştıktan sonra:

“-Eğer bu gece benim savaşıma engel olacaksa, bu çocuk doğmasın!”

Diyerek, hançerini, gözünü kırpmadan karısının karnına sapladı…

Onu karların üzerine bırakarak çevik adımlarla toplantıya katıldı. Kur’ayı kazananlarla berâber, Ruslara karşı yapacakları baskına doğru, 25 ecel tırpanı, gecenin karanlığında uçup, kayboldular.

Hunzakh Köyü’nün bir kilometre uzağında, vâdinin doruklarında Avar Hanı’nın kalesi ve mâlikânesi vardı. Yaralı kadın, Kafkas’ın soğuk ayazı ve ölümle mücâdele ederek sürüne sürüne Ahmed Han’ın konağına kadar geldi. Nöbetçiler, yaralı kadını içeri aldılar.

Aynı gece Ahmed Han, hâmile karısının bir erkek evlât doğurmasını bekliyor; odasında bir aşağı bir yukarı heyecanla dolaşıyordu. Hunzakh Köyü’nden tecrübeli ve yaşlı kadın Necâbet Hanım, ebelik görevini yapacaktı. Han ona:

“-Eğer doğacak çocuk oğlan olmazsa, karımı da seni de öldürürüm”, demişti.

Yirmi yıldır bu konakta hizmet eden bu kimsesiz kadın, çaresizlik içinde muttasıl/durmadan Tanrı’ya duâlar ediyordu. O sırada, kapıya gelen yaralı kadını ona haber verdiler.

Necâbet Hanım, yaralı kadını kendi odasına aldı ve doğum yapmasını sağladı.

Onun, Gitino Muhammed’in karısı olduğunu da kimseye söylemedi. Ve doğum sonrası, zavallı kadın öldü.

Ebe, yeni doğan bu yavruya Hacı adını verdi. Aynı saatlerde Ahmed Han’ın karısı da doğum yapmış, fakat bir kız doğurmuştu. Tecrübeli ebe, bu büyük tesâdüfün, Tanrı’nın bir lûtfu olduğuna kanaat getirerek, Gitino’nun oğlunu Ahmed Han’a gösterip müjdeyi vermiş; Han’ın iltifat ve ilgisine mazhar olarak, hem kendisini ve hem de Han’ın hanımını belâdan kurtarmıştı.

Ahmed Han, oğlu bildiği Hacı’ya Murad adını vererek, mâlikânesinde haftalarca eğlence ve şenliklar düzenledi.

Hacı Murad’ın, her iki avucunda kan pıhtılarıyla doğduğu gece, babası Gitino Muhammed de, Ruslarla yapılan boğaz boğaza bir mücâdelede şehâdet şerbetini içmiş bulunuyordu.

(*) Adli EĞİTER -1 Nisan 1971,Sayı:3, Yıl:7, Cilt:1 (Hayat Târih Dergisi)