“Ben Bir Hiç’im”

0
19

(… Ken’an Rifâî’yi tanımak isteyen bir dosta, onun meziyetlerinden bahseden, onun müstesna
bir insan olduğunu belirten bir mektup yazılmıştı.

Bir münâsebetle bu mektubu görmesi icap etti, şöyle bir göz attıktan sonra, “Emeklerine yazık! Benim bir vasfım varsa o da mutlak bir hiç oluşumdur. Sil onların hepsini!” dedi.

İkincisi 1945 yazında Emirgân’da geçmişti.

Yine kendisi hakkında edilen bir senâya karşı teessürle boyun bükerek: “Hiçbir işe yaramaz bir adamım ben. Bu dünyâda yaptığım, kendimden sonraya bıraktığım bir tek, ama bir tek eserim var,” dedi ve İlâhiyât-ı Ken’an’dan şu mısrâları okudu:

Mücrim ü âsî günahkâr bir kötü âvâreyim
Ben bu hâlimle huzûra hangi yüzle vârayım

Hayâtının en zevkli anları, bir şey öğrettiği veya bir şey öğrendiği zaman olduğunu her vakit tekrarlayan bu gönüllü mürebbî,

bilmeye ve bildirmeye ne derece kanamamışsa, kendi ihtiyaçları adına da o kadar mütevâzi, feragatli ve kanaatli yaşamıştır.

Esâsında eli geniş, kapısı dayalı müreffeh bir ailenin evlâdı olduğu halde, şahsî varlığından en az faydalanan şüphesiz ki kendi olmuş, kat’iyet kesbetmiş maddî ihtiyaçlarının temini için bile yakınları tarafından hemen hemen dâima zorla ikna edilmiştir.

Bu satırları yazanlar kendisini tanıdıkları uzun yıllar içinde onun sâdeden sâde, basitten basit olmaktan ileri hiçbir hareketine şâhit olmadılar.)(*)

(*)Yirminci Asrın Işığında Müslümanlık ve Ken’an Rifâî, s.143.