Burhan Toprak’tan-Eğer Mesut Olmak İstiyorsak

0
16

İçinde yaşadığı zevk çamurundan kurtulup, berrak sularda yıkanmak ve bir daha kirlenmemek üzere vicdanına ve onun zamanı aşan ebedî kanunlarına vefâlı kalmak isteyenlere nasıl imrenilmez?

Elbette temiz, lekeliden; sağlam, çürümek üzere olandan; inanan ve mes’ud olan, îmansızdan-ümitsizden daha güzel ve asildir.

İnanan mes’uttur, hiçbir şeye bağlanmayan ilk önce kendine inanmaz, sonra şikâyet eder. Doğrusu hiçbir şeye bağlanmayan insan yoktur. Zîra, böyle bir insan, yaşayamaz.

Yalnız; o, kendi yarattığı putlara inanmadan tapar ve zevk ediyorum diye, vicdan azâbı toplar. Bunun için her şeyi belli bir ölçüye göre düzene konmuş dinli, her şeyi tesâdüfe bırakmış olan dinsize, (Biz bildiğimize tapıyoruz. Siz, bilmediğinize tapıyorsunuz) demekte haklı değil midir?

                                                   ***

Velî, tam mânâsıyle idealist, Allah’ın sevgilisi demektir. Böyle bir dereceye yükselmenin güçlükleri gözünde büyümesin. Bunun yalnız üç şartı vardır:

  • En silik lekeye katlanamayan iffete bağlanmak,
  • Seni esîr edecek zenginliğe dâima seni hür bırakacak fakirliği üstün tutmak,
  • Vicdânın emirlerine mutlak sûrette boyun eğmek.

Saadetin başka yolu yoktur. Saadet ise, hayatta insanın en büyük emelidir.

                                                    ***

Şu halde eğer mes’ud olmak istiyorsak, hemen hak ve hakîkat yoluna girelim. Hiçbir kaygı bizi bu karârımızdan alakoymasın. Sürdükleri hayâtın kötü olduğunu bildiğimiz rûhu ölmüşleri, kendi kendilerine ve kokup dağılmalarına bırakalım.

(*)Burhan TOPRAK – Ballar Balını Buldum