Dem bu dem vesselâm!

0
115

Bugün bir meclise vardım, oturmuş pend eder vâiz
Okur açmış kitâbını, bu halkı ağlatır vâiz

İki bölmüş cihan halkın, birini cennete salmış
Eliyle kürsüden birin tamuya sarkıtır vâiz

Çıkar ağzından âteşler, yakar şeytân-ı mel’ûnu
Sanasın yedi tamunun azâbı kendidir vâiz

Tamû’ya şöyle doldurmuş, içinde yok duracak yer
Ana yerleştirir halkı, acep hizmettedir vâiz

Yaraşır va’z ana hakka ki yanar yakılır her dem
Niyâzî’nin hemen cihanda ancak adıdır vâiz

Niyâzi Mısrî Hazretleri
Pend: Öğüt, nasihat.
Mel’un: Lânetlenmiş, kovulmuş.
Acep: Tuhaf, şaşılacak, acâip.
Tamu: Cehennem.