Heykelkondu

1
336

Aşağıya aldığımız bu günkü şu ibretlik, eşine az rastlanır pişkinlik nişânesi haberi lütfen sonuna kadar okuyunuz:

(Diyarbakır Valiliği tarafından bugün akşam saatlerinde PKK mezarlığına Mahsum Korkmaz’ın heykelinin dikilmesi ile ilgili yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: “Son günlerde bazı basın yayın organlarında Lice ilçesi Yolçatı Köyü’ndeki sözde şehitlikte, bölücü terör örgütünün eylemlerine başlamasının yıl dönümünden dolayı bir terör örgütü üyesinin heykeli dikildiği yönünde haberler yer almıştır. Valiliğimizce daha önceki dönemlerde sözde şehitliğin kaldırılması yönünde başta ilçe kaymakamlığı, Jandarma komutanlığı ve Orman İşletme Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurumlara gerekli talimatlar verilmiştir. Yapılan işlemler sonucunda sözde şehitliğin kaldırılması konusu yargıya intikal etmiş ve yargı konusu olmuştur. Anılan son olayla ilgili olarak da ilgili kurumlara gerekli talimatlar verilmiştir. Dikilen heykel ile ilgili olarak Valiliğimizce suç duyurusunda bulunulmuştur. Ayrıca konu ile ilgili sorumluluğu olan şahıslar hakkında gerekli işlemlerin yapılması için süreç başlatılmıştır. Konu Valiliğimizce ve ilgili diğer kurumlar tarafından hassasiyetle takip edilecek ve sonucu hakkında kamuoyu en kısa zamanda bilgilendirilecektir.”)

Çok sayın vâlimizin,derin araştırmalar (!) sonucu keşfettiği(!) ve bizlerle lûtfedip paylaştığı olayla ilgili en dikkat çekici husus:”sözde şehitlik” ifâdesi ki son derece önemli.Zîra bunu o derin ve hikmet(!) dolu açıklamada birkaç defa tekrarlayarak bu meseleye ne kadar önem verildiğini(!) vurgulamış; O “Leşistanı” yapan,o “Leşistanda” yatan cümle eşkiyâya ağzının payını böylece vermiş,hadlerini bildirmiş oluyorlar. Bir diğer kahredici nokta,bu heykel işini sayın vâlimizin “bâzı basın yayın organlarından” öğrenmiş olması ki,buradan memleketimizin ne kadar ehil ellerde olduğunu kesin bir şekilde anlıyoruz; rahatlıkla uyuyabiliriz.

Esâsen bu heykeller çoğunlukla dört tekerlekli oluyor,bâzen de kelebek gibi gelip bir yerlere konuveriyorlar.Bu cins olanlara “heykelkondu” adı veriliyor.

Yâni özetle anlık mesele…Nereye ne zaman konacağı –fıtratları îcâbı– belli olmuyor.Ama genellikle “uyku hâlindeyken” yâhut “rüyâ moduna” girdiğiniz anları fırsat biliyor heykeller.Uyanırsanız –ki çok defa o kör olmayasıca medyanın gürültüsü uyandırıyor—bir bakıyorsunuz ki heykel konmuş!Tıpkı kelebek gibi…

‘Ey vatan göz yaşların dinsin…’

Çünkü,sayın vâlimiz duruma hakim görünüyor. Ve zâten çok evvelden gerekli kurumlara tâlimatları vererek, “konuyu yargıya intikal” ettirmiş bulunuyor.

Peşinden “yargı konuısu” bile olmuş.(Çok mânidar bir cümle)

Daha ne yapsın? Kaldı ki neler yapılmamış… “Dikilen heykel ile ilgili olarak suç duyurusunda” bile bulunulmuş. Ve açıklamada en sevindirici taraf:

(Ayrıca konu ile ilgili sorumluluğu olan şahıslar hakkında gerekli işlemlerin yapılması için süreç başlatılmıştır. Konu Valiliğimizce ve ilgili diğer kurumlar tarafından hassasiyetle takip edilecek ve sonucu hakkında kamuoyu en kısa zamanda bilgilendirilecektir.)

“Sorumluluğu olan şahıslar hakkında gerekli işlemlerin yapılması için süreç başlatılmış” olması bile biz sâde-sıradan-aşağılık;vergi verir ama haddini bilmez vatandaşlar için ayrı bir devlet iken,üstüne üstlük sayın vâlimizin üşenmeyip biz kullarını bilgilendireceği müjdesini de vermiş olması,gerçekten inanılmaz bir lûtfu şâhânedir.

Ne kadar şükretsek,yeridir.