Öfke ve Kibir/Hz.Mevlâna

0
20

“Bütün kızgınlıklar, kibirden kopar, ululanmaktan arın; ululuğa düşmek istemiyorsan, yürü… Benliği – varlığı bırak, toprak ol!

Kızgınlık, ancak ululanmaktan, benlikten doğar; ikisini de merdiven et… Bas üstlerine de göklere ağ!

Nerde bir öfke görürsen, o öfkede ululanmayı ara, benliği ara; şu iki yılandan hoşlanıyorsan, var yürü Dahhâk ol!

Ululuktan, kızgınlıktan uyanıksan, var bir köşeye rahatça uyu; yook eğer ululukla, kızgınlıkla gönlün neş’eliyse, git gamlara dal, dertlen dur!

Köpekler gibi kızmayı boşla, aslanların gazabına bak; aslanların gazabını da görünce, var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol!

Seni öfkelendirecek tatlı lokmayı yeme… Şânına, sen olmasaydın gökleri yaratmazdım denen ER’den lokma ye, O’nun kulu – kölesi ol!

Yürü, aşk kasabı ol; ululuğun, kinin kanını dök! Niceye bir, bu iki köpeğin altında uyuyup kalacaksın? Çevik ol artık!

Dîvân-ı Kebîr’den/Hz.Mevlâna