Sohbetler-Ken’an Rifâî-102

0
38

Fuzûlî hakkında konuşulurken:

-“Fuzûlî’nin adı Mehmed imiş, (900) târihinde Hille’de doğmuş, (963)de Kerbelâ’da vefat etmiş.

Kitabında bir duâsı vardı. Yâ Rabbî, beni dünyâda da Ehl-i Beyt’in gölgesinden ayırma! diye… Şimdi Kerbelâ’da, Ehl-i Beyt’in Kubbe-i Saâdeti’nin dışarısına gömmüşler. Güneş, Kubbe-i Saâdet’e vurdukça sabah ve akşam gölgesi mezarına düşer.”


-“Jüpiter yıldızında bizim 365 günlük senemiz, 12 günlüktür. Saturn’da 160 gün, Uranus’ta 170 gün.

Peki bunlar böyle oluyor da, yâni fen, bilgi ve tedkîklerini buraya kadar getiriyor da, Cenâb-ı Hak dünyâyı altı günde halketti, deyince niçin îtiraz ediliyor? Bir kere Allah indinde sabah, akşam ve zaman diye bir şey yoktur.

Bir yıldızda bir sene on iki gün olabildiği gibi, bir sene, yüz bin sene de olabilir. Senin bir gününün başka, âlemlerde beş yüz bin gün yâhut beş yüz bin sene olabileceğini de kabûl et.

Biz, yaratılış kaanunlarının ne kadarını görmüş ne kadarını biliyoruz ki, şu olur şu olmaz diye kestirip atabiliyoruz?”