Eski Türkler-7

0
12

Türkiye’deki bütün güzeller kendisi gibi ise, erkeklerin huzurunu kaçırmamak için, onlara gerçekten görünmemek îcab edeceğini samimiyetle ifâde ettim.

“Sizinki kadar güzel bir yüz, Londra ve Paris’te ne gürültüler koparırdı” diye ilâve ettim.

Cevap olarak, son derece tatlı bir ifâde ile: “Size inanamıyorum; memleketinizde söylediğiniz kadar mühim sayılsaydı, sizin dışarı çıkmanıza müsâade etmezlerdi,” dedi.

Aziz hemşirem, bu komplimanı tekrar etmemi, belki övünmek istediğime verecek ve güleceksiniz; ama bununla Fâtime Sultan’ın zihin ve espri gücünün bir delilini daha vermekten başka maksadım yoktur.

Dâiresi muhteşem ve zevkle döşenmişti.

Kışlık odaları altın işlemeli kadifelerle, yazlık odalar da altın işlemeli yaldızlı Hint dantelleriyle döşenmişti. Türkiye’de ileri gelen kadınların evleri, Hollanda’dakiler kadar temiz ve bakımlıdır.

Çarşı ve Pazarlar

Yarım mil uzunluğundaki Kapalı Çarşı, son derece temiz ve bakımlıdır. Satışa arz edilmiş pahalı mallarla dolu, Londra’nın Yeni pazarını andıran üç yüz altmış kadar dükkân mevcuttur. Edirne çarşısının sokakları daha bakımlı, dükkânları da yeni boyanmış gibi pırıl pırıldır.


Çarşılar, sütunlarla tutturulmuş güzel galerili zarif binâlardan müteşekkildir.

Çarşının temizlik ve bakımına son derece îtınâ gösterilir.

Her ticâret nev’inin kendine mahsus bir galerisi vardır. Mallar, Londra çarşısındaki gibi vitrinlenmiştir.

Bedesten yâni mücevheratçı dükkânları gçöz kamaştırıcı elmas ve kıymetli taşlarla doludur. Bedesten’de çok parlak sırma işlemelerine de rastlanır.

O kadar ki, satın almak için gelenlerkadar, seyretmek için gelenler de eksik olmaz. Dünyânın hiçbir memleketinde bulunmayan bu mükemmel çarşılardan insan, istediği malı alabilir.


Yahûdiler ve Rumlar

Pâdişâhın doktoru, kâhyası, tercümanı hemen dâima Yahûdidir. Menfaatine son derece düşkün olan bu kavmin, bundan ne kadar istifâde edebileceğini anlamak güç değildir. Yahûdiler Türkiye’de dâima saratyın himâyesine mazhar olacak şekilde kendilerini lüzumlu saydırmanın sırrını keşfetmişlerdir.

İngiliz, Fransız ve İtalyan tüccarları, Yahûdilerin bütün hilekârlıklarını bilmelerine rağmen, yine de işlerini onlara havâle etmek zorundadırlar. Zîra bütün ticâret onların elinde toplanmaktadır. Yahûdinin en değersizi bile küçümsenmeyecek kadar mühimdir.


Seyyahlar umumiyetle Rumların söylediklerine kandılar; oysa Rumlar, düşmanlarını kötülemek mevzuubahis olduğu zaman göz göre göre yalan söylerler.

Rumlara göre İstanbul’da Ayasofya hâriç, görülmeye değer hiçbir şey yoktur. Halbuki bana kalırsa, İstanbul’da gerek inşaat mükemmelliği, gerek büyüklük bakımından Ayasofya’dan üstün pek çok câmi vardır.(*)

(*)LETTRES DE MİLADY WORTLAY MONTAGUTE (İngilizceden tercüme)Paris ve Londra 1764.