Bir Kez Yüzün Gören Kişi Yunus Emre

0
414

BİR KEZ YÜZÜN GÖREN SENİN

Bir kez yüzün gören senin, ömrünce hiç unutmaya,
Tesbihi sensin dilinde ayrık nesne söylemeye.

Taatına duran zahid nazarına erer ise,
Unuda o tesbihini, ayrık secde de etmiye.

Ağzına şeker alırken, gözleri sana takılan,
Unuda o şekerini ayrık çiğneyip yutmaya.

Görse yüzünün nurunun nasıl balkıdığın bilip,
Ayın on dördü gecesi gelip senden ders etmeye

Ben seni sevdiğim için eğer paha derler ise,
İki cihan mülküm verem, dahi pahası yetmiye.

İki cihan da dopdolu, hem bağ hem bostan olursa,
Senin kokundan iyi gül bostan içinde bitmiye.

Gül ve reyhanın kokusu, hem aşık hem maşuktur,
Aşık olanın maşuğu asla önünden gitmiye.

İsrafil surun vurucak, mahlukat turu gelecek,
Senin gür ününden artık, hiç kulağım işitmiye.

Zühre yere iner iken saz çalmaya başlar ise,
Aşığın sevdiği sensin, gözü o yana gitmiye.

N’ider aşık hanımanı, ya sensiz iki cihanı,
İki cihan feda sana, kimseye güman tutmaya.

Sekiz cennetin hurisi, eğer bezenip geleler,
Senin sevginden özgeyi gönlüm hiç kabul etmiye.

Bu dünyada kim ne ola, ahiretde o olmaya,
Huri ve Gılman gelecek, aşık elin uzatmıya.

Yunus seni seveliden, basiret oldu canına,
Her dem yeni dirliktedir, asla ömrün eksitmiye.

Taat (a) : İbadet
Zahid (a) : Zühd, sahibi, sofu
Tuş olmak : Rastlamak
Reyhan (a) : Fesleğen
ReSûr(a) : İsrafilin borusu, hi­sar
Mahlûkat (a) : Yaratıklar
Ün : Ses, bağırmak, şöhret
Ziihre (a) : Göğün 7. katın­daki yıldız
Niivaht etmek (f) : Çalgı çal­mak
İşret : Yiyip içip eğlenmek
Haniiman (f) : Ev bark
Güman (f) : Şüphe, zan
Huri (f) : Cennet kızı
Özge : Başka, ayrı
Gılman (f) : Cennetteki hizmetkarlar
Beşâret(a) : Müjde