Bir Ramazan Akşamı Kavgası

0
42

Bir Ramazan Akşamı. İftar Topunun atılmasına yarım saat var. Esnaf tezgâhını topluyor. Kapının önünde Kambur Nazif, Borazan Tevfik’in ayağına basar. Tevfik birden parlar:

-Kör müsün be herif! Nasırımı ezdin…

-Herif babandır… Ağzını topla!

-Ulan, ölmüş babamdan ne istiyorsun? Olur şey değil be… Hem suçlu hem güçlü…

Bu sırada gürültüyü işitenler yavaş yavaş kavgacıların etrâfını sararlar. Nazif’le Tevfik dalaşmayı sürdürür:

-Yâni ne demek istiyorsun?

-O benim bileceğim şey!

-Herif sus! Alimallah elim ayağım titriyor, seni şimdi tepelerim…

-Caart kaba kâğıt, kimi tepeliyorsun be?

Derken, kalabalık daha da artar.

-Oruç keyfi, herif beni deli edecek yâhu.

-Ulan sana kaç kere herif deme diyorum. Kan başıma çıkıyor.

-Kan başına çıkıyorsa şakaklarına boynuz çektir!

-Ne? Duydunuz mu, Ümmet-i Muhammed… Herif bana “boynuzlu” dedi.

-Bırakın beni… Şu iti pastırma gibi ikiye ayırayım.

-Yavaş gel düdüğüm!

Derken küfürler ardı ardına gelir, etrâfa toplananlar, “yapmayın ayıptır, mübârek ramazanda…” diye araya girip kavgayı ayırırlarken iftar vaktini bildiren top “güm” deyip patlar patlamaz, Nazif:

-Tevfik top patladı! İftarı nerede edelim?

Deyince, ahâli nasıl bir oyuna geldiğini anlar ve:

-Hay Allah müstehâkınızı versin, bize numara yapıyorlarmış. Diyerek, evlerine doğru koşturmaktan başka çâre bulamaz…