“Bu Bir Çocuk Katliamıdır”

0
9

Doğum Kontrolü ve Nüfus Meselesi-15.

(Cumhuriyet Senatosu’nun 16. 02. 1965 günkü toplantısında, gündem gereği söz almış bulunan ve bundan önceki bölümlerini yayınladığımız Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, târihî konuşmasına devam ediyor:)

(…Arkadaşlar, ben sosyalist değilim.

Benim mensup olduğum Cumhuriyet Halk Partisi de sosyalist değildir. Fakat onun da iştirak hâlinde bulunduğu hükûmetlerin elinden geçerek böyle bir kanun tasarısı buraya gelmiştir. Ben,ideoloji bakımından böçyle bir teklife bağlı değilim.

Doktrin ve program bakımından da bağlı değilim.

Atatürk bu memlekete devletçiliği getirmiştir. Sarih olarak/açıklıkla da demiştir ki; “Ben sosyalist değilim, benim devletçiliğim, günün îcaplarına göre memleketin dertlerini karşılamak içindir.”

Atatürk’ün ilkelerinden uzaklaşmamak düşüncesi ile biz o gün bu gün tekrar ederiz: Efendim biz devletçiyiz ama doktriner sosyalist değiliz! Hâlâ tekrar ediyoruz.

İşte, doktriner sosyalizm budur.

Avrupa sosyalist partilerinin programlarında gördüğümüz her şeyi alıp, gereği olsun olmasın, memleketimize zorlamak, doktriner sosyalizmin ta kendisidir. Doktriner sosyalizmin boynuzları yoktur, böyle gelir. (Sağdan, bravo sesleri).

Bu suretle sistemli olarak bir sosyalist programını tamamlamak istercesine getirilmiş olan bu kanun tasarısının ben aleyhinde oy vereceğim. Ve millî nokta-i nazardan/milliyetçilik açısından bu kadar vahim addettiğim/tehlikeli saydığım bir çocuk katliamına oy vermeyeceğim, arkadaşlar (Sağdan, alkışlar).

Türkiye’de çıkması için âdetâ fırtına koparılan,

fakat çıkmaması için çok cılız seslerin yükseldiği “Nüfus Planlaması Kanunu”, bir “Çocuk Katliamı” diye vasıflandırılmıştır ama, gene de kanunlaşmıştır.)

Cumhuriyet Senatosu tutanaklarından alarak sunduğumuz, yukarıdaki konuşmalarda adı geçen senatör, Türkiye’de doğumların önlenmesinin çok büyük hatâ olduğunu çeşitli açılardan inceledi ve değişik yönlerden “çok nüfuslu olmanın” faydalarını sayıp sıraladı.

Ancak başta da belirttiğimiz gibi Tahsin Banguoğlu yalnız bırakılmıştı ve Senato üyeleri, nüfusu önleyen bu kanunu ne pahasına olursa olsun yürürlüğe koymakta kararlıydı.

Nitekim,

17.03.1965 günkü oturumda, konuşmacılar en fazla 10 dakîka konuşmakla sınırlandırılınca, istenen oluyor ve tasarı kanunlaşıyordu.

Adı geçen kanun tasarısı üzerinde yeterince konuşulup tartışıldığını ileri süren Senatörler bir “önerge” vermiş ve konuşmaları sona erdirmişlerdi.

Hayâtî önem taşıyan bu kanunla ilgili olarak 10 dakîkalık konuşma hakkını kullanan Prof.Dr Banguoğlu’nun târihî sözlerini bir sonraki yazımızda bulacaksınız.