Demek ki Bayram

0
34

Rivâyet ederler ki; Mısrî Niyâzî Hazretleri Bursa’da Kadı imiş. Kalaycı Baba’ya içini dışını kalaylasın diye bir kap göndermiş. Ama kalaycı sâdece dışını kalaylamış ve kabı öylece göndermiş.

Bunu gören Niyâzî Hazretleri kabı geri yollamış ve: ”Ben hem içini hem dışını kalaylamasını istemiştim” demiş. Fakat Kalaycı Baba’dan: “Kendisi gibi yaptım” cevâbı gelince, uyanan Niyâzî Hazretleri, gidip eline ayağına yapışmış. Kalaycı Baba, ona rehberlik etmiş ve sonunda Niyâzî Mısrî Hazretleri olup çıkmış.


Yakın zaman öncesine kadar şimdiki gibi buzdolapları yâhut derin dondurucular yoktu. Sıcak yaz aylarında, dağlarda daha önceden hazırlayıp sakladıkları buzları şehre getiren seyyar buzcular hem geçimlerini sağlar hem de büyük hizmet yapmış olurlardı.

Rivâyet ederler ki, işte böyle sıcak günlerde çarşıda gezen buzcu: “Sermâyesi eriyip giden bu zavallıya merhamet edin!” Diye seslenip, satmakta olduğu buzun her geçen dakika ile erimesini ileri sürüp, rızık teminine çalışırken; o sırada yolda yürüyen bir şeyh efendi, Allah diye bir nâra atarak bayılıvermiş. Onun peşi sıra giden dervişleri hemen koşup, yerden kaldırırken: “Efendim, ne oldu böyle birdenbire?” Diye sorunca, her hâdisede bir hikmet aramayı huy edinen o zât:

-“Buzcunun ne dediğini duymadınız mı? Bizim de ömür sermâyemiz, onun buzu gibi tükenmekte! Buzcunun ağzından Allah bizi îkaz ediyor.”

Cevâbını vermiş.


Bir büyük Allah Velîsi: “İnsanın malım diyebileceği iki şey vardır; vakti ve kalbi!” buyuruyor.

Demek ki vaktimizi boşa harcamayıp onu zâyi etmez ve yalnızca dışımızı değil aynı zamanda kalpten ibâret kabımızı da temizleyip – parlatıp- cilâlarsak… Kötü huylarımızı terk etmekle birlikte keseceğimiz kurbanı böylece süslersek, bayramımız bayram olacak demektir.

Cümleye hayırlı bayramlar niyâzıyla muhabbetlerimi arz ediyorum efendim.

(19 Temmuz 2021)