Devlet-i Âli Osman

0
56

Osmanlılar’da devletin en büyük memuru Sadrâzam’dı yâni şimdiki Başbakan.

Din İşlerine de Şeyhülislâm bakardı.

Reîsülküttap, Dışişleri Bakanı… Defterdar, Mâliye Bakanı… Kaptanpaşa, Denizcilik Bakanı demekti.

Rumeli’nin idâresinden Rumeli Beylerbeyi, Anadolu’nunkinden de Anadolu Beylerbeyi sorumluydu. Buraların dînî işlerine Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri bakardı.

Kubbealtı Vezirleri denilen vezirler, sandalyesiz devlet bakanları demek oluyordu.

Bunlar, üstte adı geçenlerle birlikte Sarayda dîvan yaparlar, toplantının sonuçlarını Pâdişaha arz ederlerdi. Bu, günümüzün Kabine/Bakanlar kurulu toplantısı demekti.

Pâdişâhın tuğrasını yazanlara Nişancı derlerdi.

İstanbul’un bütün işlerine İstanbul Kadısı bakardı. Yeniçeri Ağası ise askerî ve güvenlikle ilgili işlerden sorumluydu.

Bir başka devlete savaş ilân olunduğu zaman, Davutpaşa semtinde “Otağ-ı Hümâyun” /Pâdişah Çadırı kurulur, çadırın önüne de “Tuğlar” dikilirdi.

Vezirlerin, derecelerine göre üçe kadar tuğları vardı; bunlar da çadırların önüne dikilirdi. Tuğ, at kuyruğundan yapılmış bir çeşit püsküldü ve tepesinde metalden hilâl bulunan bir sırığın ucuna takılırdı.