Salı, Haziran 25, 2024
Ana SayfaDinEmin Işık Hoca'dan Sohbetler-5(*)

Emin Işık Hoca’dan Sohbetler-5(*)

5.

Rahmetli Emin Hoca ile sohbetlerimizin ana konularından biri ve dâimîsi diyebileceğim esas konu, İlâhiyatçı olmamız hasebiyle tabiî olarak “din”di. O; ders, vaaz, hutbe, konuşma ve sohbetlerinde talebelerine cemâatine dînimiz İslâm’ı anlatıyordu. Bilgisi, inanışı ve müşâhedeleriyle gençlere, bilhassa üniversite gençliğine, cemâati, sohbet arkadaşı olan çeşitli branşlardan üniversite hocalarına İslâm’ın nasıl anlatılması gerektiği üzerinde düşünüyor, çizdiği plân dâhilinde yeni bir üslûpla işlediği konuları sunuyordu. 23-25 yaşlarında, normal lise öğrencilerinden 6-7 yaş daha büyük olarak, İmam-Hatip Okulu Lise kısmını okuduğu sıralarda Celâl Ökten, Nûrettin Topçu, Mâhir İz vb. Hocalardan zekâ ve kuvvetli hâfızası ile hem bilgi almış, hem de Türkiye ve dünyânın içinde bulunduğu şartlar karşısında, din konusunda tutulması gereken yol ve üslûp, benimsenmesi gereken ana fikirler hakkında canlı örnekler görmüş ve en iyi şekilde anlamıştı.

İstanbul Üniversitesi hocalarından Erol Güngör, Mehmet Çavuşoğlu, İbrâhim Kafesoğlu, Mükrimin Halil İnanç ve daha bir çok ilim ve fikir adamının sohbetinde bulunmuştu. Ayrıca tasavvuf ve mûsıkî muhîtinden de Osmanlı döneminin sonlarında yetişmiş İstanbul’un önde gelen şahsiyetlerinin meclislerinde sohbetlerini dinlemişti; Cerrâhî şeyhlerinden Fahreddin Ef., Muzaffer Özak Ef., Sefer Dal Ff., Nakşîlerden Abdülaziz Bekkine Ef., Adanalı Sâmi Ef., Mevlevîlerden 1965 yılında, 30-31 yaşlarında iken kendisine intisap ettiği Midhat Bahârî Baytur Efendi ve muhîti… Bu çok geniş ilim, fikir, sanat ve tasavvuf çevresinden devşirdiği din ve dünyâ görüşüne sâhipti. Diyebilirim ki onun benimsediği ve seslendirdiği din anlayışı, içinde yetiştiği Diyânet ve İlâhiyat muhîti ile o yılların İstanbul ilim, tasavvuf, mûsıkî ve sanat çevrelerinin bir sentezi idi. Sâhip olduğu bu öz ve zevki, çok sâde ve anlaşılır bir dille muhtelif yerlerdeki cemaatine, talebelerine, televizyon ve radyo dinleyicilerine sunmuştu. Son yıllarda İsatanbul’un çeşitli Kültür Merkezlerinde “Mesnevî Okumaları/Sohbetleri”,Mevlânâ dilinden, tâkipçilerinin ilgisini çeken din ve tasavvuf konuşmaları yapmıştı:

(Din şekil değildir. Dînin aslı, mânevî ve ruhânî olanı, maddî ve cismânî olanın üstüne tercih etmektir. Dindarlık da mânevî hazları elde edebilmek için, maddî lezzetleri terketmektir. Dindarlık kendini; takkenin renginden, tesbihin boyundan, sakaldan ve başörtüsünden önce rûhun derinliğinde gösterir. Varlığımızın çekirdeğinden fışkıran dindarlık bütün hayâtımızı tesiri altına alır, onu yoğurur ve şekillendirir. (…) Din tâlim ve telkîninde örnek, bir ve tektir. O da âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’dir.)(11)

Bu ve benzeri cümlelerindeki ana fikri rahmetli Hoca’nın dilinden yıllarca dinlemiş, kanaatini paylaşmış ve bu konudaki derdi ile dertlenmiştik.(Devamı var)


(*)(Prof.Dr. Mustafa TAHRALI, Rahmetli Dr.Emin Işık Hoca’dan Hâtıra Sohbetler, Kubbealtı Mecmuası Sayı 193-194, Ocak-Nisan 2020)

(11)age. s.74

Rıza Tekin UĞUREL
Rıza Tekin UĞURELhttps://www.dertlidolap.com
..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San'at Derneği'nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san'at faaliyetlerini sürdürmektedir.
Benzer Yazılar
- Advertisment -

Popüler Yazılar

Bayram, Nasıl Bayram Olur?

HAC

İnsan ve Hıdrellez

error: Muhtevâ korumalıdır!