Gel, ne olur, ölüme susadınsa

0
16

“Eğer testilerini doldurmak istiyorsan, gel ne olur gönlüme gel
Su, ayaklarına sarılıp, sana sırlarını söyleyecek
Ayak sesinin nağmesini, ben iyi tanırım, onlar kalbime vurur.
Gel, testini dolduracaksan, ne olur, benim gönlüme gel!

Eğer, tembel tembel oturup, kaygısız, testini suda yüzdüreceksen,    
Gel, ne olur, benim gönlüme gel,
Yuvalarından uçan kuşlar gibi, düşüncelerin kara gözlerinden uçup gidecek.
Peçen, ayaklarının ucuna düşecek.

Gel, ne olur, eğer işsiz güçsüz oturacaksan, benim gönlüme gel!
Oyunu bırakıp da, suya gireceksen, gel ne olur, benim gönlüme gel!
Bırak mâvi ferâcen kıyıda kalsın; mâvi sular, seni örtüp saklayacak!
Boynunu öpmek ve kulağına fısıldamak için, dalgalar parmaklarının ucuna kalkacak!

Gel, ne olur, suya gireceksen, benim gönlüme gel!
Eğer çıldırıp da, ölüme atılmak zorundaysan, gel ne olur, benim gönlüme gel!
O, rüyasız bir uyku gibi karanlıktır.
O, serindir ve derinliğini ölçmeye imkân yoktur.

Orada, onun derinliklerinde geceler ve gündüzler hep aynı, şarkılar ise mutlak bir sessizliktir.
Gel, ne olur, ölüme susadınsa, benim gölüme gel!”

RABİDRANATH TAGORE