Gel- Tagore

0
218

Eğer testilerini doldurmak istiyorsan,
Gel, ne olur benim gölüme gel!
Su, ayaklarına sarılıp, sana

Sırlarını söyleyecek.
Yaklaşan yağmurun gölgesi
Kumların üstünde ve kaşlarının
Önüne düşen perçemin gibi;

Bulutlar ağaçları mâvilikten ayıran çizgi üzerinde,
Alçaklarda asılı duruyorlar.

Ayak sesinin nağmesini ben iyi tanırım,
Onlar kalbime vurur.

Gel, testini dolduracaksan, ne olur,
Benim gölüme gel!

Eğer tembel tembel oturup, kaygısız,
Testini suda yüzdüreceksen, gel,
Ne olur, benim gölüme gel!

Çimenli yamaçlar yemyeşil ve yabanî çiçekler
Sayısızdır orada.

Yuvalarından uçan kuşlar gibi,
Düşüncelerin kara gözlerinden Uçup gidecek.

Peçen ayaklarının ucuna düşecek.
Gel, ne olur, eğer işsiz güçsüz oturacaksan,

Benim gölüme gel!

Oyununu bırakıp da, suya gireceksen,
Gel, ne olur, benim gölüme gel!

Bırak mâvi ferâcen kıyıda kalsın;
Mâvi sular, seni örtüp saklayacak.

Boynunu öpmek ve kulağına
Fısıldamak için, dalgalar
Parmaklarının ucuna kalkacak.

Gel, ne olur, suya gireceksen,
Benim gölüme gel!

Eğer çıldırıp da, ölüme atılmak zorundaysan,
Gel, ne olur, benim gölüme gel!
O,rüyasız bir uyku gibi karanlıktır.

O, senindir ve derinliğini ölçmeye imkân yoktur.
Orada, onun derinliklerinde geceler

Ve gündüzler hep aynı,
Şarkıları ise mutlak sessizliktir.

Gel, ne olur, ölüme susadınsa, benim gölüme gel!

TAGORE