Gül Bahçesi-Hz.Mevlâna’dan

0
58

“Sen topraktın, gönül oldun. Bilgisizdin, akıllandın. Seni, bu çeşit çekip buraya getiren, gene çekip sürüyerek oraya götürüyor.

O’nun bu çekişleri bile, onun hoşa gitmeyen şeyleri bile hoştur, tatlıdır, ateşleri sudur onun, yüzünü asma ona!

O’nun işi, gönüllerde oturmaktır. Kârı, tövbe bozdurmaktır; sayıya sığmaz düzenlerinden zerrelerin bile gönülleri tir tir titremekte.”

***

“Elimde taş yok, kimseyle savaşım yok benim. Kimseyle kavga etmiyorum. Çünkü, gül bahçesi gibi hoşum ben.

Benim öfkem O’nun yüzünden, O âlemden, öfkelenen ben değilim, O! Bu yana, o yana sıçrayan O! Bense eşikte oturmuşum, kımıldadığım bile yok.

Eşikte oturan o kişidir ki; dilsizdir, fakat söyler. Bu remzi söyledin ya… Dilini kes, başka söz söyleme!”

***

“Nerede bir top varsa; çevgenle yuvarlanır gider. Sen de top gibi elsiz, ayaksız bir hâle gel, birlik çağı bu!

Elsiz ayaksız bir top olursan, O’nun çevgeni sana ayak kesilir, pâdişahın tapısına koşarsın. Çünkü bu gidiş, Rabbânî bir gidiştir.”

***

“Her gülün bir dikeni vardır, defînenin üstünde de yılan olur. Çektiğin acı, ettiğin sabır, sonucu tatlı dileğine ulaştırır seni a benim canım!”

***

Lâ havle demeyi bırak oğul, yeter artık. Çünkü şarap şeytanı büsbütün azıyor; Lâ havle’yi bıraktım da şeytanım Lâ havle demeye başladı şimdi.