Târihde Evlilik ve Köprüden Geçiş

0
25

Târihde Evlilik

Slavlar, nâmus meselesinde aslâ hoşgörülü değildirler. Târihçi Dietmar von Merseburg’un yazdığına göre, eğer bir kimse bir kadına tecâvüz eder veya bir kadın namussuzluk yaparsa, şu cezaya çarptırılır; erkek hemen şehir meydanına götürülür ve husyelerinden çivilenir.

Sonra yanına bir bıçak bırakılarak, isterse böyle kanları aka aka ölmesi… İsterse çivili yerlerini bıçakla keserek kurtulması bildirilir. Kadının ise günahkâr organları doğrudan doğruya kesilir ve evinin kapısına çivilenirdi.


1540 yılında Gulh Prensi Wilhelm, 12 yaşındaki Navarra Kraliçesi ile evlenince; gelinin, evliliği fiilen uygulamak için pek küçük olduğunu düşünen Fransa Kralı Fransuva, zifaf gecesi için dâmada diğer bir asılzâde bâkire göndermiştir.

Prens, Kral’ın bu jestini teşekkürle kabul etmiş ve bu kibar bâkireye sabahleyin bin altın hediye etmiştir. Söz konusu hediye alan kadın bir ay kadar bu işi sürdürmüş; gerek sarayda ve gerekse Fransa’da herkes bu durumu çok kibar ve centilmence hareket diye takdir etmiştir.


Köprüden Geçiş

Sultan Aziz, bir gün Keçecizâde Fuat Paşa’ya; kendisiyle Âli ve Mütercim Rüştü Paşalar arasındaki mizaç farkını sormuş.

Fuat Paşa:

“-Efendim, yeni yapılmış bir köprü tasavvur buyurun. Üçümüz köprübaşına gelince bendeniz hemen Besmele çeker, korkusuzca geçerim. Âli Paşa, besmele çeker, bir Fâtiha okur, köprüyü defalarca kontrol eder sonra geçer.

Rüştü Paşa kulunuz ise, besmele çeker, bir Yâsin-i Şerif okur, üç tabur da asker geçirdikten sonra köprüden kendisi geçer”, demiş.