Yabancı Gözüyle Biz-12

0
17

Saray erkânı isyan hareketini öğrenince, Nakîbül-eşraf Efendi’yi gönderip maksadı anlamaya, ağız yoklamaya karar verdiler. Âsîler, maksatlarını bir kâğıda yazıp verdiler; doğruca Pâdişaha takdim etmesini istediler.

Fakat Kızlar Ağası bu isyan başlangıcı haberinin Pâdişaha ulaştırılmasından korktu. Nakîbül-Eşraf’ı: ‘’Azl edin!’’ Diyerek saraydan kovdu. Âsîlerin karşısına Nişancı Paşa’yı gönderdi. Âsîler Nişancı Paşa’yı taşa tuttular; Pâdişah tarafından değil zenciler tarafından geldiğini söylediler, kendisini parçalamak istediler. Celep Hasan Ağa bunlara engel oldu.

Âsîler, Nişancı Paşa’yı geri bırakmayıp yanlarında alıkoydular. Bunu duyan Kızlar Ağası, Tavukçu Mustafa Paşa ile bir hatt-ı hümâyun yolladı. Pâdişah, askerlerine, yedikleri ekmek ve tuz hakkı için dağılmalarını söylüyordu.

Âsîler memnun olsunlar diye Yeniçeri Ağası ve Kâhya Bey azl olundular. Fakat ihtilâlciler bunun yeterli olmadığını söyleyerek ayak direttiler. Hazîneyi birçok hırsızın soyduğunu, dağıtılan maaşların hep kalp akçeyle olduğunu ileri sürdüler.

Aynı gün, yeniçeri büyükleri Atmeydanı’na geldiler. Aralarında, yeni tâin edilen Kâhya Bey de vardı. Bir yeniçerinin bile kılına halel gelmemesi için can vereceklerine dâir Kur’ân’a el basarak yemin ettiler.

Aynı şekilde Sipâhiler de yemin ettiler. Bundan sonra duâ edildi. Hareketin ileri gelenleri, yeniçeri odalarında kalıp, kendilerine teslim edilmelerini istedikleri kimselerin listesini yaptılar.

Bunlar, Kızlar Ağası, Kapı Ağası, Yeniçeri Ağası, Hocası Bilâl Ağa, Vâlide Sultan’ın Baş Ağası Caco İbrâhim Ağa, Kâhya Efendi, Gümrük Emîni Hasan Ağa, Tersâne Emîni Sâlih Efendi, Şâban Kalfa, Şâban Kalfa’nın karısı Mülklü Kadın, Veli Bülhazer(birâder) Hamid Ağa, Çavuşbaşı Ağa, vesâire idi. Liste, altmış kişiye kadar yükseliyordu.

Hattâ rivâyete göre listeye Pâdişâh’ın annesini de yazmışlar, fakat Vâlide Sultan’ı korumak isteyenler, büyük bir para karşılığında onun ismini sildirmişler.

Ağalar, liste işini bitirince Etmeydanı’nda toplandılar; oradan Atmeydanı’na gidildi. Kendilerini tatmin edecek bir vaziyet görmeyince kuvvet kullanmaya karar verdiler. Saat onda üç defa “Allah!” diye bağırdılar.

Bu müthiş gürültüyü işiten Pâdişah hayrette kaldı. Ne yapacağını Kızlar Ağası’na sordu. O adamların, validesiyle berâber pâdişâhı ve adamlarını yok etmek istediklerini söyledi.

Bunun üzerine Pâdişah, kendi el yazısıyla bir Hatt-ı Hümâyun gönderip, karşı tarafın maksadını sordu. Eğer kendisinden bir şey istiyorlarsa, Alay Köşkü’nün altına gelmelerini emretti. Bu arada Kara Abdullah da atına binip âsîlere karşı gitti, reislerinin kim olduğunu sordu. Tehditler savurdu ve derhâl parçalanarak öldürüldü.

Köşk’ün altına geldikleri zaman, ilk önce askere Bostancıbaşı, kafesin arkasında hitâb etti, fakat âsîler bizzat Pâdişâhı istediler.

Bir taht üzerinde pâdişah göründü. Annesi, bir perde arkasından, yanı başında oturuyordu. Kaymakam Zurnazen Mustafa Paşa sol tarafındaydı.