Ancak O Zaman-Sâmiha Ayverdi

0
72

Türk milletini altı yüz sene idâre etmiş olan ruhta, Osmanlıların doğru hareketleri olduğu kadar yanlışlıkları da bulunduğu âşikârdır.

Ama ne yazık ki, bugün biz, durmadan Osmanlı seferlerinden söz ederek insânî, içtimâî adâlet, nizâmî ve medenî çıkışlarını örtülü geçiyoruz. Sevaplarını değil günahlarını ele alıp yola çıkmayı âdeta vazîfe olarak benimsemiş olduğumuzdan târihe leke sürmekten de çekinmiyoruz.

Selçuklulara gelince, Osmanlı Türklüğünün, onun bir devâmı olduğunu dahi genç nesillere sûret-i mahsûsada/özellikle bildirmiyoruz.

*

Birbirimizi tanıma yolunda Türk illerinden ziyâret edilmesi beklenen ülkeler içinde Türkmenistan, Daşhavuz, Özbekistan, Kırgızistan, Doğu Türkistan, Kazakistan, Tacikistan ve buraların medeniyet merkezleri olan Aşkâbad, Semerkant, Buhâra, Taşkent, Fergana, Balasagun, Kaşkar, Hoten, Aksu, Almaata, ve Herat hemen ilk akla gelen yerlerdir.

Amma her biri kendi millî, dînî dâvâsı ayrı olduğu zannı ile bölünmüş bulunuyor. İşte bugün birçok Türk devleti, kendini ayrı bir millet saymaktadır. Halbuki bu ülkelerden beklenen, tek ve yekpâre bir Müslüman-Türk kütlesi olarak kuvvetlerini yeniden birleştirmek hareketi içinde olmalarıdır.

Bu sûretle de ilimde, fende, sanatta müşterek hamuru aynı hız ve kuvvetle berâberce yoğurmalarının unutulmaması îcap eder.

İşte o zaman işi bir, gönlü bir, dünyâda da ukbâda da aynı yolun yolcusu olarak, tevhidi teslîs’in karşısına çıkarmak mümkün olacak ve ancak o zaman gelecek asırlara Türk asrı demek câiz olacaktır.

Sâmiha Ayverdi – Dünden Bugüne Ne Kalmıştır, s.107-108