Bayrak Şairi Ârif Nihat ASYA

0
288

Arif Nihat Asya, 7 Şubat 1904 tarihinde İstanbul’un Çatalca ilçesine bağlı İnceğiz köyünde dünyaya gelir. O zamanlar Mehmet Arif adıyla anılan şair, Ziver Efendi ile Fatıma Hanım’ın tek çocuğudur ve yedi günlük bebekken babası vefat eder. Annesi, üç yıl sonra Osmanlı ordusunda görevli Filistinli bir subayla evlenir.

Arif Nihat, annesiyle birlikte Filistin’e götürülmek istenir, fakat bu talep dedesi İbrahim Tevfik Efendi tarafından reddedilir ve dedesinin himayesinde kalır. Kısa bir zaman sonra babaannesi vefat eder ve göçebe hayatı başlar. Bazen halasının, bazen de kendisinin amca dediği, babasının amcasının yanında kalır.

Arif Nihat, bu himaye ediliş macerasını: “Babamdan dedeme, dedemden halama, halamdan amcama kaldım. Sonunda amcamdan halama dönmüş ve halamdan millete kalmışım.” sözleriyle özetler.

(5 Ocak 1975’de ebedî âleme yolcu olan Ârif Nihat ASYA’yı rahmet ve minnetle anıyoruz; rûhu şâd olsun!)

DOĞMAK

Pek de sert vurma kapıya:
Sağır değiliz, duyduk!
Geciktin mi randevuya?
Bekle çocuk, bekle çocuk!

Ne yiyip ne içeceksin;
Memeye süt inmedi daha…
Gözü yolda, anaların;
Babalar dönmedi daha!

Bir gün önce doğmak mı;
Ne hakla, çocuk?
Ne kazanırsın çiçeklerden
Erken açılmakla, çocuk?

Bekle: çoğalsın
Yuvanın kazancı.
Yorganına, henüz,
Başlamadı yorgancı!

Bekle bir gün daha
Hayat eşiğini….
İşte, marangoz da, hâlâ,
Bitirmedi beşiğini!

Gelme, çağrılmadan,
Hırsız gibi..
Doğacaksan göklere doğ
Bir adsız yıldız gibi!

Burada hangi kapıyı
Çalsan kapalı..
Oynamaya geliyorsan
Oyuncaklar da pahalı!

Annelerin, karnından
Daha sıcak değil, kucağı
Ve dünyâ nüfûsu tamam..
Taşırma bardağı!

Ârif Nihat ASYA
KÖKLER VE DALLAR