Hatırlarsan rumuzumu, cismimi
Bir kâğıda tebdîl eyle, yaz beni.
Dediler ki, unutmuşsun ismimi;
Gururuna kurban etti nâz beni.
Naz dedim de..
Güldür o, gül.
Tam yerindedir.
Tam yerinde nâz makâmında.
Bülbül ağlar, gül güler..
Kimde aşk var, kimde nâz?
Gül nâzdadır, bülbül niyâz..

Dinmeyen bir ıstırâbın kaynağı
Sol yanımdan çağlıyorken ırmağı
Bülbül ağlar, gül gülermiş her gece;
Aşka düşmüş, anlıyormuş saz beni.
“Ben ol da bil” diyene bak!
Aşka düşmüş birileri.
Anlatıyor, anlatıyor..
Hem dönüyor, dem dönüyor;
Âlemler her dem dönüyor.
Dem bu demdir, dem bu demdir;
Aşka koşmuş birileri.
Zulmü için kader beni seçerse,
Talih kuşu senden yana uçarsa,
Yolun bizim oralardan geçerse;
Turâb eyle, çiğne beni, ez beni.
Ebu Turâb, Ebu Turâb!
Tam zamanı..
Çiğne beni, ez beni.
Yaraladı bir sitemkâr söz beni.
Ebu Turâb, Ebu Turâb!
Düğüm düğüm
Kör düğümüm, çöz beni.
Sevilenler sevenleri görmüyor;
Esâdî’nin gözyaşları durmuyor.
Madem kader sevdiğimi vermiyor;
Nesimî say, milim milim yüz beni.

Esat ANIK