Bir Sûfî, O Kâtili, Rüyâda Gördü

0
10

“Pâdişâhın biri bir kâtili, eziyetlerle öldürttü.

Bir sûfî, o kâtili, rü’yâda gördü.

Katil, cennette gülümseyerek dolaşmakta… Gâh neş’eli bir hâlde durmakta, gâh salına salına gezinmekteydi.

Sûfî:

“Sen bir kaatildin, başın dâimâ aşağıdaydı; işin, dâimâ seni utandıracak işdi. Bu makâma nerden erişdin? Yaptığın işlerle bu rütbeye erişilmez.”Dedi.

Kaatil dedi ki:

“Öldürülürken, kanım akmağa başladığı sırada, oradan Habîbi Acemî geçiyordu. O yol pîri, gizlice bir an bana bakıverdi. İşte, bütün bu devlete, hattâ bundan başka yüzlerce ululuğa, izzete, bir tek bakış yüzünden eriştim.

Kime bir devletlinin gözü düşerse; canı bir anda yüzlerce sırra ulaşır.

Bir erin nazarı, sana düşmedikçe varlığından nerden haber alacaksın sen?

Bir devletliye erişenin elinde, bütün dikenler, gül demeti kesilir.


“Kendisinden de, halktan da tamâmıyla ölmemiş kişiye sen asıl, ölü de! Çünkü O, bu perdenin ardında ne var, bilmez.

Bu perdenin mahremi, uyanık olan, hakîkatten haberi olan Can’dır. Hak’la diri olmayan kişiyse, bu yolda nâmerttir.