Enver Paşa’nın Atatürk’e Dâir Mektubu(*)-1

0
43

*Mustafa Kemal’i kıskanan Enver Paşa Millî Mücâdele’de memleketi ikiye ayıracaktı.

*Enver’in Mektubundan: “Batum’a geldik, İttihat ve Terakkî teşkîlâtı yaptık. İstanbul’da yirmi dokuz şubemiz ve her vilâyette de şubelerimiz var. Teşkîlât ilerliyor, bununla Mustafa Kemal’i, kendini toplamıya sevki düşünüyoruz.

O, kendine reisicumhurluğu da küçük görüyor. Sakarya’da bozgun olmak ihtimâli var, arkadaşlar benim memlekete girmemi istiyorlar…”

*

Birinci Cihan Savaşı’nı müteakip, İttihat ve terakkî Fırkası, kendi kendini feshetmiş ve parti liderleri, memleketi işgal etmek üzere bulunan Müttefik Kuvvetlerinin eline geçmemek için, Avrupa’ya kaçmışlardı.

Avrupa’da ve bilhassa Almanya’da bir müddet gizlenerek vaziyetin inkişâfını/olayların gelişmesini gözleyen İttihatçılar, Atatürk’ün Anadolu’da Millî Mücâdeleyi teşkîlâtlandırmaya başlaması üzerine tekrar faaliyet sahasına atılmak zamanının geldiğini görerek, Türk ihtilâline yardım etmek üzere münasip yollar aramaya koyulmuşlardı.

Talât, Enver ve Cemal paşalarla Dr. Nâzım ve Baha Şâkir Beyler, 1919 nihâyetinde Berlin’de toplanarak vaziyeti mütâlâa ettiler.

Millî Mücâdeleye iştirak etmek üzere memlekete dönmeyi en akla yakın yol olarak mütâlâa ettiler.

Fakat Türk ihtilâl hareketinin başına geçmiş olan yeni ricâl/Atatürk ve arkadaşları tabiî olarak “Harb-ı Umûmî Bâdiresinin mes’ulleri”/Cihan Savaşı’nın sorumluları ile açıktan açığa işbirliği yapmaktan çekiniyorlar ve yeni kurtuluş hamlesini “İttihatçılığın bir devâmı” şeklinde göstermek istemiyorlardı.

Ankara’nın verdiği direktif, eski devlet ricâlinin/Enver, Talât ve Cemal gibi daha önceki İttihatçıların memleket hâricinde kalarak cihan efkârında/dünya kamuoyunda Türkiye lehinde hava yaratmak merkezindeydi.

Bu vaziyet karşısında Almanya’da İttihatçılar, bu esastan ayrılmamak şartıyla kendi politika anlayışlarına göre bir plân tespitiyle Talât Paşa’nın propaganda temasları için Avrupa’da kalmasına ve Enver’le Cemal Paşa’nın da o sırada kısmen istiklâl kazanmış olan Rusya Müslümanlarını teşkîlâtlandırıp İngiltere aleyhine kullanmak üzere Moskova’yı merkez yaparak çalışmasına karar verdiler.

Bu sûretle Ruslar’dan da yardım alarak, Enver’in dayısı Halil Paşa İran’da ve Afganistan’ı merkez yapacak olan Cemal de Hindistan’da harekete geçeceklerdi. Bu faaliyette Ankara ile ihtilâfa düşülmemesi, dikkat edilecek ehemmiyetli cihetlerden/en önemli hususlardan biri olacaktı.

Bu karar üzerine Cemal Paşa, berâberinde Dr. Baha Şâkir ve eski polis Bedri olduğu halde 27 Mayıs 1920’de Moskova’ya gitti ve Sovyet Hâriciye Komiserliğiyle temâsa geçerek, karar esasları dâhilinde görüştü ve müzâheretlerini/yardım ve desteklerini istedi.

Bu arada Lenin, Troçki ve Stalin gibi ihtilâl şefleriyle de görüşerek, plânlarını kabul ettirdi ve Afganistan’a gitmek üzere yol hazırlığına başladı.

Müfrit/aşırı İttihatçıların bu sûretle girişmiş oldukları bu hareket, Ankara’yı da kuşkulandırmış olacak ki, 11 Temmuz 1920’de Ankara’dan Moskova’ya gelenTürk kuryesi, Cemal Paşa’ya, Mustafa Kemal Paşa’nın şu direktifini getiriyor:

“Talât, Cemal ve Enver Paşaların Büyük Millet Meclisi nâmına/adına hiçbir teşebbüsât-ı siyâsîyede/ hiçbir siyâsî girişimde bulunmaya salâhiyetleri olmadıklarının kendilerine tebliği.”

Cemal Paşa, bundan pek müteessir olduğunu; Ankara’nın işine karışmak değil, Talât Paşa’dan aldığı direktif üzerine Ankara’nın emirlerine harfiyen riâyet ettiğini sûzişli/yüreği yanmış bir tarzda, Talât Paşa’ya yazdığı mektupla bildiriyor.)(*)

YAZAN: M.Z.-Resimli Târih Mecmuası, Sayı:3, Sayfa 53-56/ Mart 1950