Ben,(resmini ben zannetmekten sanık ve kaybını aramamaktan) suçlu bulundum.

Savcı, îdâmımı taleb etti; hâkim, bu talebi müebbede çevirdi.

“Cezânı çekerken bol bol vaktin olacak; kaybını ara ve bulursan kapıya üç kere vur!”

Dediler.

Hâlbuki ilk arayışta, tek soruşta karşıma sen çıktın.

Ve ben:”Buldum! Buldum!” diye bağırmamak için kendimi zor tutuyorum. Çünkü Arşimet yerine konmak istemiyorum. Türkçesi: Senin aşkının kalebentliğinden kurtulmak istemiyorum.

Bana kestikleri cezâ, müebbetti.

Ben, müebbet olanı istiyorum. Bıraksınlar, bu zindandaki hürriyeti doya doya teneffüs edeyim.