Seyyid Seyfullah

1
2080

Seyyid Seyfullah veya Nizamoğlu Seyfullah, 16. yüzyılda yaşamıştır. Gönül dünyamızın sırlarını, o derin duyguları coşkun bir dille ifade etmiştir. Dinî edebiyatımızda Yunus Emre tarzının en önemli temsilcilerinden sayılır.

NİZAMOĞLU SEYFULLAH(*)

[v. 1602 ]

Bestelenmiş ve ilahi olarak söylenen bir çok şiiri vardır. İşte Hak aşkını, Allah sevgisini dile getiren coşkulu bir şiiri:

Ya Rabbi aşkın ver bana
Hû diyeyim yana yana
Âşık olayım ben sana
Hû diyeyim yana yana.

Koma hiç benliği bende
Varlığım yok eyle sende
Seni görüp her mekânda
Hû diyeyim yana yana.

Senden gayrısın al benden
Ayırma ben kulun senden
Sevdir bana seni candan
Hû diyeyim yana yana.

Gönlümde ağyar kalmasın
Sen’den gayrı yâr kalmasın
N’olduğum kimse bilmesin
Hû diyeyim yana yana.

Mevlâm koma beni bana
Al gönlümü senden yana
Müştak olayım ben sana
Hû diyeyim yana yana.

Seyyid Nizamoğlu kuldur
Gerek yaşat gerek öldür
Aşkınla gönlümü doldur
Hû diyeyim yana yana.

Ne yazık ki Nizamoğlu’nun hayatı hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. Şiirleri çok meşhur olmasına rağmen, kim bilir belki de kendi mahviyeti ve tevazusu, bilinmezlik sonucuna yol açmıştır. Seyyid Seyfullah’ın babası, Bağdat’tan İstanbul’a elip yerleşmiş Seyyid Nizam’dır. Soyları Hz. Hüseyin’e dayanır. “Seyyid” lakapları buradan gelmektedir.

Seyyid Seyfullah Halvetiye’nin Sinaniye kolu kurucusu olan Ümmî Sinan’ın yanında eğitim gördü ve onun halifelerinden oldu. İstanbul Silivrikapı civarındaki tekkesinde uzun süre irşadda bulundu. 1601 veya 1602’de vefat edince bu tekkenin avlusuna defnedildi.

Onun şiirlerinde buram buram Ehli Beyt sevgisi tüter. Şu mısralar ise Peygamber sevgisinin coşup taştığı duyguları yansıtır. O Peygamber ki: “Beni anne ve babanızdan, çoluk çocuğunuzdan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe, gerçek mü’min olamazsınız.” buyurur. Nizamoğlu şöyle der:

“Bağrımdaki biten başlar
Muhammed’in aşkınadır
Bu gözümden akan yaşlar
Muhammed’in aşkınadır.

Ciğerim dağladıklarım
Su gibi çağladıklarım
Her seher ağladıklarım
Muhammed’in aşkınadır.

Dahledenler devranıma
Ermediler seyranıma
Kıydığım kendi canıma
Muhammed’in aşkınadır.

Görün Seyfullah ‘ın kasdın
Sever o Allah ‘ın dostun
Sorarlarsa niçin mestsin
Muhammed’in aşkınadır. “

Seyyid Seyfullah’ın şiirleri hem lirik/coşkulu, hem de didaktik/öğretici mahiyettedir. Yayımlanmış Divanı bulunmaktadır. Onun hayatına dair maddî çizgiler sunamıyorsak da, doyurucu şiirlerinden örnekler vereceğiz. İşte bestelenmiş bir ilâhisi:

“Mevlâm ver aşkın bana hayranın olayım senin
Bülbül gibi cemâline nalânın olayım senin.
Yandır beni yandır beni aşk meyine kandır beni
Sarhoş edip döndür beni mestanın olayım senin.

Al bende benlik kalmasın kimseler hâlim bilmesin
Nâm ü nişânım kalmasın pinhânın olayım senin.
Bu can kuşun sana uçur aşk meyinden bana içir
Bu tâc ü hırkadan geçir üryânın olayım senin.
Seyyid Nizamoğlu hocam ayırma kendüden yücem
Eğer gündüz eğer gecem mihmanın olayım senin.

***

Gönül erlerini en çok kendine çeken şey Hak aşkıdır.

Zaten bütün amaç o büyük sevgiyi yakalayabilmek, böylece O’nda fani olabilmektir. Ama onu elde edebilmek hiç de kolay değildir.Kur’ an’ın rehberliğini gözeterek o sınırsız ummana ulaşılabilir. Bu çetin macera Seyyid Seyfullah’ın dilinde şöyle ifade bulur:

Bu aşk bir bahr-i ummandır buna hadd ü kenar olmaz
Delilim sırr-ı Kur’an’dır bunu bilende ar olmaz.

Süregeldik ezelden pirim Muhammed Ali’den
Şarab-ı lâyezâliden içenlere humâr olmaz.

Eğer âşık isen yâre sakın aldanma ağyâra
Düş İbrahim gibi nâra bu gülşende yanar olmaz.

Hak ile hak olanlara kendi özün bilenlere
Dost yolunda ölenlere kan bahası dinâr olmaz.

Bak şu Mansur’ un işine halkı üşürmüş başına
Enelhakkın firâşına düşenlere tımâr olmaz.

Seyfullah sözünde mesttir şeyhinden aldığı desttir
Divânerâ kalem nisttir ne söylerse kınar olmaz.

(*)Prof.Dr.Mehmet DEMİRCİ, Gönül Dünyâmızı Aydınlatanlar, Mavi Yayıncılık-2005 İst.