Sohbetler-Ken’an Rifâî-107

0
7

Eski tasavvuf büyüklerinden bahsediliyordu:

-“Bundan iki bin beş yüz sene evvel gelen ve nebî olduğuna şüphe olmayan Fisagor bir tekkenin kurucusudur..”

Sabîha Hanımefendi:

-O zaman İslâmiyet var mıydı?

-“İslâmiyet, dünyâ kurulalı beri vardır. Fakat tekâmülü Resûlullah zamanındadır. Âdem, Nuh, İslâm değiller miydi? Müslüman demek, temizlenmiş kimse demektir.

Rûh-ı Muhammedî, her şeyden evvel halkoldu. Bunların hepsi Rûh-ı Muhammedî’den nur aldılar.

Fisagor, mısır’daki mâbede güçlükle kabul edildi. Mısır’da yirmi iki sene çile çıkardı. Mısır zaptedilince esir olarak Bâbil’e götürdüler. On iki sene de orada kalıp sonra Yunanistan’a geldi.

Bir savmaa, bir tekke açtı. Fakat halk bunu kabul etmezdi, etmedi de. Tekkesini yaktılar. Bir rivâyete göre kendi de içinde yandı.