Sohbetler-Ken’an Rifâî-92

0
20

Münîre Hanımefendi:

-Efendim (…) sâhilinde bir beyaz kum varmış. Bu kum fevkalâde şifâlı imiş. Pek çok hastalar oraya gidip içine girer ve banyo yapar ve iyileşirlermiş. Hızır Aleyhisselâm, İskender ile berâber mağaradan çıktıktan sonra buraya eteğini silkelemiş de, bu kum o zamandan kalmış.

-“Görüyorsunuz ya… o kuma Allah bu hassayı bu şifâ kudretini vermiş. Fakat insanlar bu gibi hâdiseleri dâimâ evliyaya, ehlullâha ve Hızır’a atfederler. Ama bu, dünyanın her tarafında böyledir.”

Nazlı Hanımefendi:

-Cenâb-ı Hak, kâmilin vücudundan âleme rahmet edeceği cihetle böyle düşünülüyor zannederim…

-“Cenâb-ı Hak öyle buyuruyor: Resûlullâh’ı gören beni görür. Ehlullâha edilen hürmet banadır. Onlara edilen cefâ da yine banadır.”