Tecdîd-i Îman Lâzım(*)

0
68

(…Ey Ümmet-i Muhammed! Başınızı geriye çevirin. Size hediye edilmiş olan o mirastan gayrı, şifâ bulacağınız yol yoktur.

Biz, İslâm’ı parçaladık, değil beşerin bütününü, îman bütünlüğümüzü dahi kendi aramızda paramparça ederek ednâ menfaat ve politika tuzağına düşüp insanlığı, tevhidi unutarak karanlıklar içinde kaldık ve bastığımız yolu göremez olduk.

Şu halde, tecdîd-i îman ederek kaybettiğimiz mîrâsın zenginliğine kavuşmak suretiyle yeniden hayat bulmanın tek çâre olduğunu kabul etmemiz gerekmez mi?

Ey Ümmet-i Muhammed! Siz, Peygamberimizin getirdiği kelâmullâh’ı anlayıp onunla amel etmedikten sonra, bizim gibi âcizlerin feryatlarını nasıl duyabilirsiniz? Duyacak olsanız dahi: ‘’Biz, onun getirdiği emânetullâha sâhip bulunuyoruz. Her gün hâfız-ı Kur’an’larımız artıyor!’’ diyeceksiniz ki buna cevâbım şu olacaktır:

Kur’ân-ı Kerîm’i ezberlemiş olmak, Kur’an ahlâkı ile yaşamak mıdır? O mîrâsa sâhip bulunmak için, başınızı geriye çevirin, karşınıza çıkacak gerçekleri tâ zamân-ı saâdette size bildirilmiş olanları görüp şaşırır ve: ‘’Biz bunları unutmuştuk,’’ dersiniz Kur’an size: Adâlet, kardeşlik, sevgi, dostluk, güzel ahlâk, birlik ve berâberlik tavsiye etmişti ki şimdi bunların hepsini unutmuş sayılırsınız.

Kur’ân-ı Kerîm’i ezberlemiş olmak, Kur’an ahlâkı ile yaşamak mıdır? O mîrâsa sâhip bulunmak için, başınızı geriye çevirin, karşınıza çıkacak gerçekleri tâ zamân-ı saâdette size bildirilmiş olanları görüp şaşırır ve: ‘’Biz bunları unutmuştuk,’’ dersiniz Kur’an size: Adâlet, kardeşlik, sevgi, dostluk, güzel ahlâk, birlik ve berâberlik tavsiye etmişti ki şimdi bunların hepsini unutmuş sayılırsınız.

Hakk’ın, Peygamberine tebliğ ettiği îmân-ı kâmil içinde, kıyâmete kadar beşeriyetin huzur ve saâdetini mîras bıraktığı gerçekler, muammâ ve müşküller değil, Kur’an ahlâkıdır.)

(*)Sâmiha AYVERDİ, Dünden Bugüne Ne Kalmıştır, s.126.