“Zikrin Edebi”

0
11

“Allâh’ı zikrederken, Allâh ile huzurda bulunmadığın için zikri terk etme! Çünkü, yaptığın zikirden gafletin; zikir içinde yaptığın gafletten daha beterdir.

Olabilir ki, seni, gafletle zikirden uyanıklığa…ve uyanıklıkla zikirden huzur mertebesine ve huzur ile zikirden, Allâh’ın gayrı her şeyden uzaklaşarak zikretmek mertebesine yükseltebilir. Allâh’a göre bu iş, yâni seni derece derece yükseltmek; olmayacak nâdir bir şey değildir.

Ebu’l Kâsım Kuşeyrî, Risâle-i Kuşeyrî’sinde diyor ki: “Allâh’ı zikretmek; Velâyetin berâtı ve vuslatın nurlu makâmı ve irâdenin hakikati ve başlangıçtaki sıhhatin alâmeti ve nihâyetteki safvetin delâletidir. Bütün övünülecek vasıflar, hep zikirdedir.” Zikrin faziletleri saymakla bitmez. Mukaddes Kitabımız’da “Beni zikredin, Ben de sizi zikredeyim” buyrulmuştur.

Kudsî Şerefli Hadîs’te; “Ben, kulumun beni zannettiğine ve sandığına göreyim. Beni zikredince, kendileriyle berâberim. Beni nefsinle zikrederse, ben de kendi nefsimle zikrederim.

Eğer beni, bir cemâat içinde zikrederse, ben de daha hayırlı bir cemâat içinde kendini zikrederim. Bana bir karış yaklaşırsa, ben kendine bir arşın yaklaşıırm. Bana bir arşın yaklaşırsa, ben kendine bir kulaç yaklaşırım. Eğer bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim. “

Muhaddisler, bu Kudsî Şerefli Hadîs’in sıhhatinde ittifâk etmişlerdir.

Peygamberimiz’in emmisi oğlu Abdullah İbn-i Abbas buyuruyor:

“Allah, kullarına her neyi farz etmiş ise, muayyen bir zaman ve mekân ile muayyen ve mâlûm bir hudut göstermiştir. Ancak, kendini zikretmek husûsunda bir hudut göstermemiştir.”

“Ayakta iken ve otururken ve yan gelmiş iken Allâh’ı zikrediniz!” Âyetinde, herhâlde zikri emretmiştir.

Ümmetin ârifleri, “Unuttuğun zaman Rabb’ini zikret” Âyet’ini; Allâh’tan gayrı bütün mâsivâyı unutunca Rabb’ini zikret mânâsında tefsîr eylemişlerdir.”

Atâullah İskenderî