Belgrad 1983 Makam Şoförü Necâti KAYA anlatıyor

0
11

Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçisi Galip BALKAR’ın makam şoförü Necâti KAYA anlatıyor:

(Bir gürültü duydum. Başım direksiyonun üzerine düştü.. Hemen arkasından ard arda üç el silâh sesi duydum. Doğrulmaya çalıştım, sol tarafımda bana ateş eden teröristi gördüm… Başımı arkaya çevirebildiğimden,”Beyefendi” dedim.

Rahmetlinin (Galip BALKAR’ın) başı soluna düşmüş, kanlar fışkırıyordu. Hiçbir şey söyleyemedi. Rahmetliyi vuran teröristi, elinde tabanca, omzunda çanta kaçarken gördüm. Her şey bir anda olup bitmişti.)

Ermeni katillerin giriştiği bu sûikast sırasında, mermilerden biri Büyükelçimizin omzundan girip çıkmış, diğeri ise şakağından girerek beyinde büyük hasar meydana getirmiştir. Makam şoförü Necati KAYA da aynı anda yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştır.

Saldırganlardan biri -Kirkor Levonian- yaralı olarak ele geçirildi ve gece boyunca sorgulandı. Diğer Ermeni terörist Raffi Alexandre Elbekian da bir tren istasyonunda ele geçirildi.

Her iki Ermeni de Lübnan pasaportluydu.

Büyükelçimiz, günlerce komada kaldı. Türkiye’den, bu işin uzmanı olan profesörler de Belgrad’a gidip Yugoslav meslektaşlarına yardımcı oldular.

Ancak, şakaktan çıkarılan kurşun, beyinde üç santimlik bir delik meydana getirdiği için; hem beyin damarları çatlamış ve hem de büyükelçimizin beyni şişmişti.

Nihâyet, 11 Mart Cuma günü, 47 yaşındaki Galip BALKAR hayâta gözlerini yumdu.

36 yaşındaki Büyükelçilik şoförü Necâti KAYA ise, tehlikeyi atlatmıştı.

Bu cinâyet işlendiği günlerde, -sâdece 1973’ten o güne- dünyânın değişik 16 ülkesinde 33 Türk, Ermeni katillerin hedefi olmuştu.

Şehit diplomatımız Galip BALKAR’IN bindiği makam arabasının hiç de güvenli olmadığı, camlarının kurşun geçirmez değil; herhangi bir otomobil camı olduğu, O’nun vefâtının peşinde gazetelerde yer aldı.

Hâlbuki, doğru dürüst koruma güvenliğine alınmayan veyâ kendisine değer verilmeyen tek diplomat Galip BALKAR değildi.

Bu, öyle bir gerçekti ki; Ermeni teröristlerin adım başı cinayet işlediği o günlerde; evinin balkonunda ve açık pencerenin önünde tam bir hedef olarak oturduğunu gören dostlarının îkazına:

“Kaderin önüne geçmek mümkün değil ki…” Diye karşılık verecek derecede o şartları mecbûren kabullendiği anlaşılmaktadır.

Allah’dan bütün şehitlerimize rahmet niyâz ediyoruz.