Sohbetler-Ken’an Rifâî-53
"Herkese verilen vazîfe ve mânâdan bâhis açılmıştı:-"Bir dükkâna girdiğiniz zaman, vazo, bardak, tabak, kâse ve daha birçok eşyâ görürsünüz. Her gördüğünüz şeyin de bir...
Sohbetler-Ken’an Rifâî-52
"İskenderiye'ye giderken vapurda bir fakîre rast gelmiştim. Medîne'nin Mâlikî müftüsü idi. Ya kadîme'l -ihsân ihsânüke'l kadîm sözünü diline vird etmişti. Yâni, yâ ihsânı ezelî...
Maârif Davamız – Sâmiha Ayverdi
Maârif Davamız - Sâmiha Ayverdi
İş, mektep adedini artırmakta, kalitesiz fakat yaygın bir okuma yazma yarışında değil, açılan ve açılacak olan mekteplerin çocuğa vereceği millî...
Sadaka ve İbadet-Ken’an Rifâî
Kolay kazanılmış paradan sadaka vermekle, güç kazanılmış paradan sadaka vermek arasında fark var mıdır?Elbet kendi helâl kazancından sadaka vermek daha hoştur.Amma dil ile...
Öfke gelir göz kararır, öfke gider yüz kararır
"Öfke gelir göz kararır, öfke gider yüz kararır" demişler. Bu kendi kendinin kontrolünden çıkmış insanın, sükûnet göstereceği veya sabredeceği yerde hiddet ve şiddete kapılması,...
Sâmiha Ayverdi’den Ebeveyn ve Evlât Münâsebetlerine Dâir
Sâmiha Ayverdi'den ebeveyn ve evlât münâsebetlerine dâir bazı sözler:Aziz Gençler, bir pedegog değilim ama mâdem ki çocuk terbiyesi hakkında konuşmak istiyorsunuz, dilimin döndüğü aklımın...
Sohbetler-Ken’an Rifâî-51
Tevekkeltü alellah ne demektir? diye tefsîri rica edilmesi üzerine:-Nefsimi Allah'a teslim ettim. Bütün işlerimi Allah'a ısmarladım, arkamı ona dayandım. Ona tâlip olarak, ona rağbet...
Sohbetler-Ken’an Rifâî-50
"Bâzı kimseler bütün zamanlarını ibâdete tahsis ediyorlar. Bu doğru mudur?
-Muâviye çok ibadet ederdi. Bir gün Rasûlullah Efendimiz: Ya Muâviye çok ibâdet ediyorsun. Amma bir...
Ölüm – Ken’an Rifâî
Münîre Hanımefendi-Ah efendim.. Vâkıa ölüm ihtiyara gence bakmaz ama; eskiden, daha vaktimiz var genciz! derdik. Halbuki şimdi yetmiş yaşıma geldim... Yine elde bir sermâye...
Tövbe-Hz. Ken’an Rifâî, Sohbetler
-"Zatın birine: Ne ile meşgulsünüz diye sormuşlar. Allah'a hamdettim, otuz senedir onun istiğfarı ile meşgulüm, demiş ve şöylece anlatmış: Bir kere Bağdat'ta yangın olmuştu.
Pek...


























