Ermeni Taassubu

0
22

Yıllardan beri hayâlî Ermenistan haritalarıyla arz-ı endâm eyleyenlere ve onların ardındaki Avrupa devletleriyle Amerika’ya uyduruk itirazlarla yetindik. Gelgelelim, başkaları da sıraya girdi ve gene Batı dünyâsının ve ABD’nin güttüğü ellerin çizdiği Kürdistan haritalarıyla karşı karşıya kaldık.

Sanki suçluymuşuz gibi bir ruh hâline bürünmenin ve susup oturmanın, dost ve müttefik zannettiğimiz devletlerin iki dudağına kaderimizi emânet etmenin adı, ülkeyi yönetmek midir?

Biz, Ermeni kelimesine dönelim.

Merhum Sâdi KOÇAŞ,(Târih Boyunca Ermeniler ve Türk-Ermeni İlişkileri) isimli eserinde şöyle diyor:

(…İlk defâ M.E.521’de Daryüs kitâbesinde ARMENİ –yukarı memleket- şeklini almıştır.

Dede Korkut Oğuznâmeleri’nde, bölge halkı ve târihi ile ilgili geniş bilgi verildiği hâlde “Ermeni” kelimesi hiç geçmez.

Batı dillerinde bölgeye ARMENİA adı verilmiş, biz de de Meşrutiyet’ten sonra Fransızcadan tercüme edilerek, ilk defâ Ahmet Cevdet Paşa tarafından “ERMENİ” kelimesi kullanılmıştır.

…Bu sûretle bütün bu kelimeler, üstünde yaşayan milletlerle hiç ilgisi olmamak üzere, sırf bölgeye verilmiş coğrafî bir isimden ibârettir.)

Ermeni târihi hakkında yazılan çok sayıdaki eser, iki ana grupta toplanabilir:

1 – Ermeni asıllı târihçilerin yazdığı kitaplar,

2 – Aslen Ermeni olmayan Batı’lı târihçilerin eserleri.

Bunlardan ilk grubu meydana getiren kitaplarda, dâima bir kişinin adı geçmekte ve onun yazdıkları, diğer Ermeni yazarlara kaynak teşkîl etmektedir. Ermeni târihçilerin hemen hepsi, (Movses Horenatsi) isimli ırkdaşlarının yazdıklarını âdetâ tekrarlamışlardır.

İlk defâ bir Ermeni Târihi yazmış olan Movses, kendisinden sonraki Ermenilere böylece kaynak teşkîl etmiştir. Ancak, Movses’in yazdıkları ciddiyetten ve ilmî olmaktan fersah fersah uzak safsatalardır. Hattâ, başka millet ve kavimlere âit efsâneleri bile Ermenilere mâl eden bir sahtekârdır. Bunu biz iddiâ etmiyoruz; Ermeni târihçiler îtiraf ediyor.

19’uncu Asra kadar, Batı dünyâsının târihçileri tarafından kaleme alınan Ermeni târihine âit eserlerin tamâmına yakını, gene Ermeni kaynaklarına bağlı olarak ve bilhassa bu Movses’in uydurmalarına göre yazılmıştır.

Son bir asırlık dönemde Batılılar tarafından yazılan Ermenilerle ilgili kitaplar ise, tamamen tek taraflı bir gözle ortaya konulmuş; mes’eleye Haçlı zihniyeti açısından bakılmış ve yalnızca Ermeniler körü körüne savunulmuştur.

Hrıstiyan taassubu, gerçeklerin üzerine kara bir bulut gibi örtülmüştür. Bu taassubu iyi anlamak için, son günlerde Dink cinâyetiyle ilgili olarak İstanbul Emniyet Müdürü Celâlettin Cerrah’ı bile töhmet altında gösterecek hezeyanlar savuran Ermenilere bakmak yeterlidir sanıyorum. Geçmişte, bu iftirâ ve karalamaların binlercesi yaşanmıştır ve yaşlı târih, bu ihânetlerin şâhididir.