Talihli Dal

1
268

İyi ağaçtan talihli dal çıkar.
Hz. Mevlânâ

“Gönül ve aşk meselelerinde akıl, bataklığa düşmüş eşek gibidir,çırpındıkça daha da batar.”

“Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun, kusuru örtmeyi marifet edin kendine. İşte o zaman kusursuz olursun.”

“Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.”

“İnsanın varlığı da büyük bir hamamdır. Orda aklın, canın, nefsin ısısı hep vardır. 
Fakat hamamdan dışarıya çıktın da öbür dünyaya yüz tuttun mu aklın da kendini görürsün, nefsin de, canın da.” 

Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!…Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!

Nâib(Emir Pervâne) dedi ki: “Eskiden kâfirler putlara tapıyor, onların önünde secdeye kapanıyorlardı. Biz de aynısını yapıyoruz, Moğolların yanına gidiyor, önlerinde yere kapanıyor ve onlara hizmet ediyoruz.

Ardından da müslüman olduğumuzu iddia ediyoruz! Dahası kendimizde açgözlülük, ihtiras, kin, kıskanma gibi hayli putumuz var ve onlara tapmaktayız. Dıştan da içten de aynısını yapıyor ve kendimizi Müslüman biliyoruz.”

Hz. Pîr buyurdular: Fakat burada durum farklı. Bu kötü ve hoş olmayan davranışlar sizin aklınıza geliyorsa, kalp gözünüzün daha önce kesinlikle eşsiz, ulvî ve niteliksiz bir şeyi görmüş olmasındandır. Sizin çirkinliği görüp bilmenize imkân veren de budur.

Tuzlu su, daha önce tatlı su içmiş kimse için tuzludur. Her şey zıddıyla bilinir. Hak Teâlâ kalplerinize iman nurunu koydu, çirkinliği görmenizi sağlayan odur. Çünkü güzelikle kıyaslayarak çirkinliği fark ediyorsunuz, değilse, başkaları neden aynı rahatsızlığı duymuyor? Hâllerinden memnunlar ve “Her şey gayet iyi!” diyorlar.

Allah Teâlâ sizi o içten dileğinize erdirecek ve gayretinizin semeresini size verecektir. 
“Kuş kanatlarıyla uçar, mümin de kendi gayretiyle kanatlanır.”