On Muharrem – Ken’an Rifâî

0
383

Ağlasın gözler, Muharrem geldi âh kan ağlasın

Taşsın hem Dicle, Fırat, Seyhûn u Ceyhûn çağlasın

Titresin yer gök, boyansın kana cümle kâinât

Âh-ı cân-gâhıyla uşşâk kalblerin hep dağlasın

 

Cümle mevcûdâta rahmet gönderilmişken Resûl

Kaldı zâlimler elinde Âl ü evlâd-ı Betül

Rahmetin şükrü şekavetse Resûl’ün Âl’ine

Âr olur insan demek kendine insân-ı cehûl

10_muharrem_zonaro

Hangi millet kıydı peygamberimin evlâdına

Hiç terahhüm etmeden mâsumların feryâdına

Bu münâfık münkirân insan mıdır Allah için

Sad hezâr hayf kim kâinâtın bu denî cellâdına

 

Yirmi bin hunhar gelmiş Kerbelâ meydânına

Ehl-i beytin bin zulümle kıymak için cânına

Yirmi bin hâin! İlâhî, yetmiş iki arslana

Hiç gelen bir Müslüman yok, onların imdâdına

 

Yetmiş üç yerden vuruldu âh Hüseyn-i Müctebâ

Kan içinde yerlere düştü habîb-i Mustafâ

Âh zâlimler ne iş bu? Bir içim su vermeden

Kıydılar şâh-ı Hüseyn’e eyleyip cevr ü cefâ

 

Secdede şâhın mübârek başını kat’ ettiler

Sîne-i mâderde ma’sûmân-ı pâki kestiler

Ehl-i beyte edilen zulme cihan kan ağladı

Kızları, kadınları hep bir bir üryân ettiler

 

Zulm-i gûnâ-gûnu bu nesl-i Yezîd gördü revâ

Zevk duydu eylemekle Ehl-i beyte bin ezâ

Korku, âr yok Hazret-i Allah’la Peygamber’den hiç

Gelmemiş misli bu neslin, hayret-i bî-intihâ

 

Cümle evlâd-ı Hüseyn’in hep şehîd olmuş idi

Hânedândan bir marîz Zeyne’l-abâ kalmış idi

Pâyini zincirleyip bin zahm ile sevk ettiler

Sad hezâr mihnet, hakaretlerle kurtulmuş idi

 

Pek büyük hikmettir el-hak vak’a-i kerb ü belâ

Yoksa çiğnetmezdi Ehl-i beyti füccâra Hüdâ

Âh-ı sûzân ile Ken’ân’ın budur virdi hemân

Sâye-i şâh-ı Hüseyn’den etme Allâhım cüdâ

Hazret-i Ken’an Rifâî

 

Cân-gâh : Can evi

Terahhüm : Merhamet etmek

Sad hezâr : Yüz bin

Hayf : Yazık ki

Denî : Alçak,rezil,soysuz

Hunhâr : Kan dökücü,kan içen

Mâder : Anne

Üryân : Çıplak

Gûnâ-gûn : Çeşit çeşit

Bî-intihâ : Nihâyetsiz

Marîz : Hasta

Pây : Ayak

Kerb : Keder,gam,sıkıntı

Füccâr : Fâcirler,günahkârlar

Sûzan : Yakıcı

Sâye : Gölge,himâye,koruyucu

Cüdâ : Ayrı düşmüş