Nükte ve Latîfelerden

0
Akşam Münîre Hanım, Allah düşman ve münâfık şerrinden saklasın, diye duâ ediyordu. Hz. Ken'an Rifâî: Allah nefsimizin şerrinden saklasın, diye duâ edin, en büyük düşman...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-55

0
-Bu sabah güzel şeyler oldu Sâmiha... Kâinat odamda iken Balıkçı Andon pencerenin altına gelerek: Hoş geldiniz Beyim, güle güle oturun! dedi. Kâinat'a dedim ki: Bak kızım,...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-54

0
Şükrün mânâsından söz açılması üzerine: -"Yalnız dil ile şükreylemek, tam şükür demek değildir. Şükür, çalışmaktır. Şükür âilesinin hizmetinde bulunmaktır. Allâh'ın azametini seyreylemektir. Kulağınla, fenâ ve...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-53

0
"Herkese verilen vazîfe ve mânâdan bâhis açılmıştı: -"Bir dükkâna girdiğiniz zaman, vazo, bardak, tabak, kâse ve daha birçok eşyâ görürsünüz. Her gördüğünüz şeyin de bir...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-52

0
"İskenderiye'ye giderken vapurda bir fakîre rast gelmiştim. Medîne'nin Mâlikî müftüsü idi. Ya kadîme'l -ihsân ihsânüke'l kadîm sözünü diline vird etmişti. Yâni, yâ ihsânı ezelî...

Sadaka ve İbadet-Ken’an Rifâî

0
Kolay kazanılmış paradan sadaka vermekle, güç kazanılmış paradan sadaka vermek arasında fark var mıdır? Elbet kendi helâl kazancından sadaka vermek daha hoştur. Amma dil ile...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-51

0
Tevekkeltü alellah ne demektir? diye tefsîri rica edilmesi üzerine: -Nefsimi Allah'a teslim ettim. Bütün işlerimi Allah'a ısmarladım, arkamı ona dayandım. Ona tâlip olarak, ona rağbet...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-50

0
"Bâzı kimseler bütün zamanlarını ibâdete tahsis ediyorlar. Bu doğru mudur? -Muâviye çok ibadet ederdi. Bir gün Rasûlullah Efendimiz: Ya Muâviye çok ibâdet ediyorsun. Amma bir...

Ölüm – Ken’an Rifâî

0
Münîre Hanımefendi- Ah efendim.. Vâkıa ölüm ihtiyara gence bakmaz ama; eskiden, daha vaktimiz var genciz! derdik. Halbuki şimdi yetmiş yaşıma geldim... Yine elde bir sermâye...
tövbe

Tövbe-Hz. Ken’an Rifâî, Sohbetler

0
-"Zatın birine: Ne ile meşgulsünüz diye sormuşlar. Allah'a hamdettim, otuz senedir onun istiğfarı ile meşgulüm, demiş ve şöylece anlatmış: Bir kere Bağdat'ta yangın olmuştu. Pek...