Sohbetler-Ken’an Rifâî-32

0
"Dünyâda ayniyet yoktur, benzeyiş vardır. Hiçbir kum tânesi yoktur ki diğer bir kum tânesinin eşi olsun. Ne yaprak bir başka yaprağın aynı, ne yıldız...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-31

0
-Gözün her gördüğü şeyden ibret alması, Allah'ın ihsânı mıdır, yoksa tedkik ve araştırmalar ile mi olur? -"Şüphesiz Allah'ın ihsânıdır. Dünya baştan aşağı pırlanta döşenmiş olsa,...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-30

0
"Ne güzel sözdür; Derviş hâzıra eyvallah demek düşer. Çünkü derviş geçmişle kayıtlanmaz, gelecekle de meşgul olmaz. Hâle râzı olur. Zirâ geçmiş de, gelecek de...
kenan rifai

Sohbetler-Ken’an Rifâî-29

0
Vakit ve zaman gelince ezelde ilâhî nurdan kendilerine isabet etmiş kimseler bu veya bu sebepten bir rahmânî şûleye eriştiler mi ne kadar kötü yolda...
sohbetler kenan rifai

Sohbetler-Ken’an Rifâî-28

0
-"Yol gönüldür. Gitmek, kendiliksiz kendine gitmektir,bilmek ve bulmaktır. Evvelâ kendinden çıkacak, sonra kendiliksiz kendine döneceksin. Yâni kendi hâkikatini bilecek ve nihâyet kendi hakikatini açıkça...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-27

0
Uluorta söylenen bir sözden gıybet çıkması üzerine: -"Arabaya bindiğim vakit hayvana kampçı vurulunca nasıl canım acırsa, birisi gıybet olunduğu vakitte de, bana kampçı vuruluyor gibi...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-26

0
Dâima iyi kimseler ile düşüp kalkmanın faydalarından bahsolunuyordu: -"Sohbet müessirdir, sohbet ve ülfet, insan oğlunun iç bünyesine, karakter yapısına siner, tesir eyler; debbağhâneye gittiğin vakit...

Sohbetler-Ken’an Rifâî-25

0
İçimizden birinin, henüz neticelenmemiş bir iş hakkında olup bitmiş gibi sevinip ferahlanması üzerine: -“Bir şeye olmadan evvel olmuş gözüyle bakmak ve hemen ferahlanmak benim meşrebim...

Şer, Hudâ ve Beli – Hazret-i Ken’an Rifâî

0
"Kabâhat yapmamaktan, kabâhatini bilmek ve bir daha suça geri dönmemek üzere tövbekâr olmak evlâdır. Neden, günahkârı hor görüyorsunuz? Onun sâyesindedir ki iyilikle kötülüğü seçebiliyorsunuz. Eğer...

Ehl-i Beyt Sevgisi

0
Ehl-i Beyt’i sevmekten bahsediliyordu: -"Ehl-i Beyt’e muhabbet, onların yoluna gitmekle olur. Yoksa, imânım Alî, medet yâ Hüseyin demekle değil… onların irsine, yoluna gitmek de onlara...