Kadir Gecesi…

Ramazan’a vedâ edeceğimizin en bâriz işâretlerinden biri.

Peygamber Efendimiz, acabâ neden,”Kadir gecesini Ramazan’ın son on günü içinde arayınız” buyuruyor? Bu gecenin takvimi neden bir bakıma “muğlâk” bırakılmış ve neden “aramamız” gerekiyor?

                                                            *

Bir ipucu:

Kur’an-ı Kerîm Ramazan ayında nâzil olmaya başlamış.

Bir diğer ipucu:

Ramazan’ın peşinden bayram geliyor.
Bu kabil ipuçlarını çoğaltabiliriz. Fakat kestirmeden söylemek gerekirse, sözün özü şöyle söylenmiş:

İnsan, malım diyebileceği iki şeyden aklının ve vaktinin kıymetini bilirse; elbette ramazan ayı, o kimse için daha bir bereketli yaşanır.

Bu, hayâtın ve dünyâya neden geldiğimizin, neden insan olarak yaratıldığımızın “kadrini” bilmek demektir. Arayış, bunun arayışıdır aslında… Ve dolu dolu geçen oruç ayının sonlarına doğru, bunun mükâfâtı olarak bilgi, idrâk, irfan ve aşk güneşimiz doğar ve gecemiz sona erer. Artık, hayâtımızda karanlığa yer yoktur.

Kur’ân’ın, bize hayâtımızın hangi safhasında ve hangi ânında nâzil olacağına dâir sual, önemli bir sualdir; cevâbı ise çok önceden verilmiştir:

(Pâdişah konmaz sarâya, hâne mâmûr olmadan!”

Halk arasında “Deliye her gün bayram” diye kullanılan meşhur deyimle kastedilen, aslında “Allah delisi, Hak dostları”dır ve sözün doğrusu: “Velîye her gün bayram”dır!

Çünkü hakîkat güneşi bir defâ doğar ve aslâ batışı yoktur.

Cümleye hayırlı kandiller…