“Yüce Ruh”

0
14

“Evet, beyazların okuluna gittim. Okul kitaplarını, gazeteleri ve İncil’i okudum. Okumayı öğrendim. Ancak, zamanla bunların yeterli olmadığını gördüm. Uygar insanlar, insan yapımı basılı sayfalarına fazla bağlılar.

Ben Yüce Rûh’un kitabına, yâni O’nun yarattığı her şeye bakıyorum. Eğer, tabiatı tanımaya çalışırsanız, o kitabın çok büyük bir kısmını okuyabilirsiniz. Biliyorsunuz, eğer kitaplarınızın hepsini alır güneşin altına serer, onları bir süre için kar, yağmur ve böceklere bırakırsanız, geriye hiç bir şey kalmayacaktır.

Oysa Yüce Ruh, bize size, tabiat okulunda ormanları, ırmakları, dağları ve bizi de içine alan hayvanları araştırma imkânı verdi.

Biz, Yüce Rûh’un eserlerini her şeyde görürdük; güneşte ayda, ağaçlarda, rüzgârlarda ve dağlarda. Bâzan bunlar vâsıtasıyla O’na yaklaşırdık. Bu, çok mu kötüydü? Bence biz, Yüce Varlığa bize putperest diyen beyazların çoğundan daha güçlü bir îmanla bağlıyız.

Ağaçların konuştuğunu bilir miydiniz? Evet, konuşurlar. Birbirleriyle konuşurlar, kulak verirseniz sizinle de konuşacaklardır. Asıl mes’ele beyazların dinlememesidir. Kızılderilileri dinlemeyi hiç bir zaman öğrenemediler.

Bu yüzden, tâbiattaki başka sesleri dinleyeceklerini de hiç sanmıyorum. Oysa ben, ağaçlardan çok şey öğrendim; bâzen hava, bâzen hayvanlar, bâzen de Yüce Ruh hakkında.”

(Stoney Kızılderilisi)

Tatanga Mani