Hak Âşığı-Dücâne Cündioğlu

0
69

Kenan Rifaî‘nin ilk mürşidi, ilk mürebbiyesi de bir kadın. Anneleri. Bir Hak âşıkı.

Terbiyesi altında yetişmesi amacıyla, Hatice Cenan hanımefendinin, oğlunu kendisine emanet ettiği zât ise Edhem Efendi.

Edhem Efendi tacla hırkayla işi olanlardan değil. Bir Üveysî.

Yani yolun terbiye ettiklerinden.

Kenan Rifaî”ye bir zamanlar “Sivil Şeyh” demeleri de asıl bundan. Şeyhliği tekke şeyhliği değil. Ne kurumsal, ne de aileden…

Sonraları Medine”de Seyyid Hamza er-Rifaî”den icâzet ve hilâfet almış olsa bile, hamurunda mürşidini irşad edecek cevherin menbaı gerçekte bir Üveysî. En son Kadirî.

Hâllerinde hep bir melâmet neşesinden izler görünmesinin bir nedeni de sanırım bizâtihi Edhem Efendî…* * *

Ehemmiyet arzeden bir mevzû bu! Malum a, bazılarını bir mürşid irşad eder, bazılarını bizzat yolun kendisi.

Efendimiz”i (s.a) irşad eden kim?

Yolun kendisi.

Silk değil, meslek.

Beşeri ve dahî beşeriyeti ne melekler irşad eder, ne ilâh. Onlar beşer önünde bir misâl teşkil edemezler çünkü. Acıkmazlar, üşümezler, ağlamazlar.

Uluhiyet mertebesinden melekiyet mertebesine, melekiyet mertebesinden beşeriyet mertebesine… Çünkü irşad için aynı ontolojik düzlemde yer almak gerek.

Başka bir deyişle, beşerin önünde evvel ve âhir insan olmak gerek.* * *

Kitaptan mürşid olur mu?

Abdülkerîm Cilî, tâlibi kitapların da irşad edebileceği görüşündedir.

Bu fakirin kanaati de bu yöndedir. Sadırlar kadar satırlardan da ilhâmımızı alabiliriz.

Nereye kadar? Hep bir yere kadar. Yani nasibimiz kadar.

Kenan Rifaî”nin, fedakâr müridlerinin notları sayesinde ulaşabildiğimiz Sohbetler (Kubbealtı, 2009) adlı eseri, hakikat yolcularının doya doya içecekleri enden pınarlardan biri. Tertemiz. Açık ve aydınlık. Çünkü çok sade, çok yalın.

Cumhuriyetin ilk yıllarında dergâhların kapatılmasını umursamayan, hatta bu müdahalede hayır bile bulan meşayıhın, o yıllarda yârân ile nasıl hâlleştiklerini görmek istemez misiniz?

Takip altındayken bile, pırıl pırıl İstanbul şîveleriyle o güzelim şehirli hanımların gönüllerinden yayılan yanık kokusunu duymak… şehirli dindarların ev içre hâl ve tavırlarını, o heybetli sesin sahibinden yıllarca sürecek bir irşadın en etkileyici numûnelerini görmek… kısaca yalan yanlış yazılmış irfan müsveddelerine inad çağdaşımız olan bir Hak dostunun nefesiyle nefeslenmek… istemez misiniz?

Bu yıl Ramazan”da Kenan Rifaî hazretlerinin Sohbetler adlı eser-ı güzîniyle halvet olmuştum. Okudukça sadece hayretim değil, mahcubiyetim de arttı.

Hicabım ise, meğer ki uzaktaki yakınlıktan çok yakındaki uzaklıktan nâşi imiş.

İmdi, sıra, “yakındaki yakınlık” perdesini de kaldırmakta.

Dücane Cündioğlu https://www.yenisafak.com/yazarlar/ducanecundioglu/sivil-eyh-24281 yazısından.