“Bilgisizlik Ölümdür”

0
46

Ahmed Rifâî Hazretleri buyuruyor ki:        

“Sözüm hakkı için, Allah anılmadan giden her vakit boş olmuştur. Zamânın tadı bulunmaz. Zamânını kıymetlendirmek isteyen, Allah’ı bütün arzularına üstün kılsın.

Zâtın biri, vaktin nasıl kıymetlendirilmesi gerektiği sorusuna şu cevâbı veriyor: BÜTÜN VARLIĞIN SÂHİBİ İÇİN, İÇ VARLIĞIN TEMİZ TUTULMASI VE TAM KULLUK YOLUNA GİRİLMESİ…

Birçok büyükler de şunları konuşurlar: Bilgisizlik, ölümdür. Allah, bilgi verdikçe dirlik olur. Her bilgi vebâldir, ancak amel edilirse kurtuluş olur. Her amel de fayda vermez.

Ancak, Allah için olan hâriç.

Bu ameli yapanlar için, ruh sâfiyetine kavuşmadıkça kurtulmak kolay olmaz. Bu sâfiyet hâlinde bulunanlar ise, TEHLİKE İÇİNDEDİRLER.

(…) Görülmüyor mu, İbrâhim (A.S) sapır bir taşa, doğrulukla kadem bastı. Allah, namazgâh yapılması için emir verdi. “İbrâhim’in makamını namazgâh yapınız!”

Asıl sâfiyetin mânâsı, Peygamber’in ahlâkını benimsemektir. O’nun arkadaşlarının yoluna girmektir. Doğruluk sâhibi olanların gittiği yola gitmektir. Ve nihâyet, tüm olarak Yüce Pâdişah’a varmakla safâ âlemi bulunur.”


“Bir gün, Îmâm-ı Hüseyin’e Ebûzer’in şu sözlerini anlattılar:

“Fakirliği, zenginlikten daha çok seviyorum. Hastalık, sağlıktan daha çok hoşuma gidiyor” demiş.

İmâm-ı Hüseyin, bunun üzerine: (Allah, Ebûzer’in gönlünü hoş etsin. Bir kimse, Allah’ın kula seçtiği şeylerin iyi olduğuna inanırsa, O’nun arzûsundan başkasını isteyemez.”

“Ali b. Ebû Tâlib’in kılıcında da şunlar yazılıydı: HANGİ GÜNÜM ÖLÜMDEN UZAK DURUR, GÜN OLUR ONDA YOK; GÜN OLUR VARDIR. KADERDE, O GÜNE ÖLÜM YOKSA GELMEZ; KADERDE ÖLÜM VARSA, KAÇMAK FAYDA VERMEZ.”